Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8376 E. 2012/2889 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8376
KARAR NO : 2012/2889
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maaşına konulan haczin kaldırılmasına, borçlu olmadığının tespitiyle aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, Kayseri İli Sağlık Hizmetleri Koruma ve Geliştirme Derneği’nin dernek çalışanlarının sigorta primlerinin ödenmemiş olmasından dolayı davalı Kurumca dernek üyesi olması gerekçesi ile maaşına konulan haciz işleminin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı Kurum tarafından yapılan işlemin yasal olmadığına, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve davacının maaşına konulan haczin iptaline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, yargılama sırasında Kuruma olan borcun dernek başkanı tarafından ödendiği, Kurum tarafından borcun kalmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı Kurum tarafından borcun kalmadığı bildirilmişse de davaya konu ve davacı adına düzenlenen 2004/936 takip numaralı ödeme emrinin miktarı 31.616,07 TL, 2004/1000 takip numaralı ödeme emrinin miktarı 46.988,05 TL, 2004/14550 takip numaralı ödeme emrinin miktarı ise 37.741,04 TL olmasına rağmen dernek başkanı tarafından ödenen miktar 58.935,79 TL, yani ödeme emirlerinin toplamından az olup davacı tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunup bulunmadığı ya da davacının maaşından kesinti yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Prim borçlarının tamamı davalı Kuruma ödenmiş ise davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekir.
Bu halde mahkemece, davalı Kurumdan davacının aylığına konan haciz nedeni ile prim tahsil edilip edilmediği, sonradan ödenen primlerin ödendiği sırada aylık haczi nedeni ile tahsil edilen primlerin mahsup edilip edilmediği araştırılarak ve davacının aylığından kesilen miktarın ödeme dışında kaldığının anlaşılması durumunda bu miktar yönünden işin esasına girilerek sonuca göre karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca, 16.06.2009 kabul, 03.07.2009 yürürlük tarihli 5904 sayılı Yasa’nın 35. maddesiyle Avukatlık Kanunu’nun 168/2. maddesine eklenen cümleyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirleneceği belirtilmekle davacı lehine nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.