Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8378 E. 2010/10252 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8378
KARAR NO : 2010/10252
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK’lı süreleri hariç 1.1.1996-9.4.2000 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, tarım … sigortalılığının 9.4.2000 tarihinde sona erdiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre,davalı Kurumun tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava davacının, 1.11.1996-9.4.2000 tarihleri arasında çakışan zorunlu SSK sigortalı süreler dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve tarım … sigortalılığının 9.4.2000 tarihinde sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir .
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.11.1996-9.4.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu süreler dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve davacının 1.11.2000-24.6.2009 tarihleri arasında zorunlu tarım … sigortalısı olduğuna ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının prim kesintisine dayalı olarak 1.11.1996 tarihi itibariyle tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği1996 tarihinde başlayan prim kesintisinin 2002 yılına kadar devam ettiği 26.8.2002-19.6.2009 tarihleri arasında Ziraat Odası kaydının devam ettiği yine 1997-2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında iradi prim ödemelerinin bulunduğu bu kayıtlar esas alınarak davacının davalı Kurum tarafından 1.11.1996-1.5.1998,1.12.1999-9.4.2000 ve son olarakta 1.11.2000-24.6.2009 tarihleri arasında zorunlu tarım … sigortalısı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.Ancak davacının Kurumca kabul edilen sigortalılık süresi içinde 1.8.2002 tarihinde başlayıp 30.9.2008 tarihleri arasında düzenli olarak devam eden SSK isteğe bağlı prim ödemeleri bulunmaktadır.Davacının 2000-2009 tarihleri arasında da 2926 sayılı Yasanın 10.maddesi koşullarını anlamında yapılan prim kesintileri,Ziraat Odası kaydı nedeniyle zorunlu tarım … sigortalılık şartlarını taşıdığı doğrudur.
Ancak; 17.4.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesi uyarınca; Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların,
bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceğii belirtilmiştir.
Somut olayda davacının sigortalılık süresince prim ödemesi bulunmasına rağmen bu ödemelerin Cüz’i miktarlarda olduğu açıktır.Yapılacak iş davalı Kurumdan davacı tarafından ödenen primlerin karşılığı sigortalılık süresi tespit edilerek 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesinin yürürlüğe girdiği 30.4.2008 tarihi itibariyle 5 yıldan fazla prim borcunun bulunup bulunmadığı tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.