YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8665
KARAR NO : 2012/3407
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1995-Eylül 2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Ocak 1975-Eylül 2009 tarihleri arasında davalı … Balıkçılık İhr.Ltd.Şti işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının köylülerce toplanan kurbağaları parasını ödemek suretiyle satın aldıktan sonra İpsala ilçesinde bulunan davalı şirkete ait fabrikaya teslim ettiği, davalı işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmediği gibi davalı işyerinden bildirilen sigortalı çalışmalarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren ilişkisi) bulunup bulunmadığı ve davacının 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 2/1 maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar. Buna karşın, hizmet akdi olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar işçi olmadıklarından bu Kanuna göre sigortalı sayılmazlar. Mahkemece, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren ilişkisi) bulunup bulunmadığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının kendi nam ve hesabına çalışan komisyoncu olması halinde davalı şirkete ait fabrika dışındaki fabrikalara da kurbağa teslim etmesi muhtemel olduğundan benzer işi yapan diğer fabrikalardan davacının dava konusu dönemde kurbağa teslim edip etmediğini sormak, davacının vergi, …, Oda ve Esnaf ve Sanatkar Sicil kaydı olup olmadığını araştırmak, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacıya yapılan ödemelerin sıklığı ve miktarı da gözetilerek ücret niteliğinde olup olmadığını, davacıya yapılan ödemelerin şirketi adına yapılan kurbağa alımlarının bedeli olarak köylülere ödenecek para olup olmadığını veya davacıya komisyon bedeli adı altında ödeme yapılıp yapılmadığını belirlemek, davacı vekili tarafından bildirilen banka hesabına ilişkin dökümleri getirtmek, davacının kurbağa alımı karşılığında yaptığı ödemelere dair makbuz ve defterleri getirtmek, davacının nüfus kaydı ile askerlik hizmetini yaptığı tarihleri gösteren belgeleri ilgili yerlerden getirterek davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren ilişkisi) bulunup bulunmadığını ve hizmet akdi var ise sigortalı çalışmaların süresini belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.