YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9065
KARAR NO : 2012/4897
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava,iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Beden tamlığı bozulan işçinin duymuş olduğu acı ve üzüntünün giderilmesi için manevi tazminat isteminde bulunabileceği ortadadır. Borçlar Kanununun 47. maddesi ve 26.6.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, manevi tazminata hükmedilmesi için 1-Eylem, 2-Zarar 3-Zarar ile eylem arasında illiyet bağı 4-Eylemin Hukuka aykırı olması 5- İşçinin cismani zarara uğraması koşuldur.
Gerçekten davacının davalı işyerinde çalışmakta iken 12.11.2004 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu kaza sonrasında Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin ortopedi uzmanı bir doktorun iştirak etmediği 15.04.2008 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının bel şikayetinin bulunduğu, mesleki patolojiye rastlanmadığının tesbit edildiği görülmektedir. Oysa davacının meslek hastalığı değil, iş kazası geçirdiği ve bu iş kazası nedeniyle belinde rahatsızlık oluştuğu 14.02.2006 tarihli SGK müfettiş raporu ile de sabittir. Bu durumda davacının geçirdiği iş kazası sonucu maluliyetinin bulunup bulunmadığı yasal prosedür işletilerek tespit edildikten ve işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile belirlendikten sonra maddi ve manevi tazminat konusunda bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacının 12.11.2004 tarihinde iş kazasına maruz kaldığı ve vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu ve sağlam insana göre maluliyet oranı olmasa dahi üzüntü ve elem duyacağı ruh bütünlüğünün ihlalinin de cismani zarar kavramına dahil bulunduğu söz götürmez. Bu halde ve özellikle yukarıda anılan koşulların oluştuğu taktirde tarafların kusurları da dikkate alınarak makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceğinden, davacının “… geçirdiği iddia edilen kaza nedeniyle meslek hastalığı sözkonusu olmadığı gibi herhangi bir güç kaybı da sözkonusu olmadığı”ndan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 29/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.