Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9100 E. 2012/4922 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9100
KARAR NO : 2012/4922
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2007/2708 Esas sayılı icra dosyasına konu borçtan sorumlu olmadıklarının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2007/2708 Esas sayılı takip dosyasındaki alacaktan dolayı davalı Kuruma 6.732,82 TL asıl alacak tutarında borçlu olduklarının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıların murisi olan …’ın 7.11.1969 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 40 sürekli işgöremezliğe uğraması üzerine 8.12.1970 tarihinden itibaren gelir bağlandığı, 14.1.1975 tarihinde evlendiği eşi …’ın ölmesi üzerine eşi … ve davacı …’a 23.3.1998 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, Kurumun 14.12.2006 tarihinde 506 sayılı Yasa’nın 92.maddesine göre davacının daha az olan ölüm aylığını ½ oranında alması gerektiğini belirleyerek 7.947,80 TL asıl alacak ve 5.215,31 TL faizden oluşan toplam 13.163,11 TL’nin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, murisin süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, murisin 28.5.2009 tarihinde vefat ettiği ve davacı Kurumun eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, özel kanun niteliğinde olan ve davanın yasal dayanağını oluşturan 6111 sayılı Yasa’nın 44.maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesine göre karar verilmesi doğrudur. Ancak Yasa’nın 96/b maddesine göre fazla ve yersiz ödemenin Kurumun hatalı işleminden kaynaklandığı belirlenen hallerde hatalı işlemin tespit tarihinden geriye dönük 5 yıllık sürede yapılan ödemelerin toplamı belirlenerek ilgiliye tebliğ edilmeli, Yasa’da belirtilen sürede ödenmesi halinde fazla ödemeye faiz yürütülemeyeceği, belirtilen sürede ödenmez ise sürenin dolmasından itibaren kanuni faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiği gözönünde
tutulmalıdır. Somut olayda, mahkemece fazla ödemenin Kurumun hatalı işleminden kaynaklandığı saptanmış ise de Yasa’nın 96/b maddesinde yazılı biçimde uygulama yapılmadığı açıktır.
Yapılacak iş, yersiz ödemenin davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işleminden kaynaklandığı ve eş söyleyişle davacının sebepsiz zenginleşmede iyiniyetli olduğu gözetilerek 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesine göre iade yükümünün kapsamı belirlenerek fazla ödeme miktarı davacılara tebliğ edilmeli ve davacıların faiz ödemekle yükümlü olup olmadığı da belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.