YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9120
KARAR NO : 2011/2228
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 8954175 sigorta sicil numarasında geçen hizmetlerin kendisine ait olduğunun ve 6.3.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitiyle aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava: 8954175 sicil numarası ile 13.03.1978-06.03.2003 tarihleri arasında kuruma bildirilen 7813 günlük çalışmanın davacıya ait olduğunun ve 05.03.2008 tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece 13.03.1978 tarihli işe giriş bildirgesindeki sigortalının davacı olduğunun, 8954175 sicil numarası ile 13.03.1978-06.03.2003 tarihleri arasında kuruma bildirilen 7813 günlük çalışmanın davacıya ait olduğunun ve 01.04.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kamu düzenini yakından ilgilendiren bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle aidiyeti ileri sürülen işe giriş bildirgelerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli, gerek Sosyal Güvenlik Kurumunda gerekse işveren yanında bulunan ve sigortalının imzası ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgesi ücret tediye bordrosu gibi belgeler getirtilip imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yapılmalı, sigortalıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları dinlenmeli, uyuşmazlık konusu işe giriş bildirgelerinde adı yazılı olan kişilerin kimlik bilgilerine göre anılan şahıslar adına nüfus kaydının bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğüne sorulmalı, ayrıca mahallen zabıta aracılığı ile böyle bir kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve bu çalışmaların davacıya ait olup olmadığı, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve her türlü delille araştırılarak sonuca gidilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E,2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. Öte yandan uyuşmazlık konusu işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgilerine göre, farklı kişilerin nüfusta kaydının bulunduğunun belirlenmesi durumunda, davanın kurum kayıtlarına göre çalışmaların mal edildiği sigortalıların hak alanını da ilgilendirdiği ve anılan kişilerin huzurunda davanın görülmesi gerektiği de ortadadır.
Somut olayda 13.03.1978 tarihli işe giriş bildirgesinde sigortalının adı ve soyadı dışında kimlik bilgisi, imza ve fotoğraf yoksa da, yukarıda açıklandığı üzere gerek 13.03.1978 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinden ve gerekse aynı sicil numarasından hizmet bildirilen diğer işyerlerinden davacının imzasını içeren ücret bordroları ile getirtilerek imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yapılmadığı, hizmet bildirilen işyerlerinden sigortalıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları dinlenmediği görülmektedir. 13.03.1978 tarihli işe giriş bildirgesini düzenleyen işyerinden kuruma çalışmaları bildirilen tanıklar dinlenmiş ve bu tanıklar davacıyı teşhis ettiklerini beyan etmişlerse de, teşhisin dayanağı olan tahsis talep belgesi fotokopisindeki resmin kimlik teşhisine imkân vermeyecek derecede bozuk bulunduğunun açıkça belli bulunmasına göre bu beyanların kabul edilebilir olmadığı ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.