Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9134 E. 2012/4914 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9134
KARAR NO : 2012/4914
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminat ile işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava, 9.8.1999 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu geçici işgöremez hale gelen davacıların murisi …’ın maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve işçilik alacaklarının tahsile istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 39,17 TL maddi tazminatın, 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden, 4,75 TL kıdem tazminatının ise fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00 TL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-TL)’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-TL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2010 yılında bu parasal sınır 1.430,00 TL.olarak uygulanmış olup temyize konu dava değerinin 1.430.00 TL.’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu kararda 4,75 TL kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine dair 24.5.2010 tarihli hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak kıdem tazminatına ilişkin mahkemece verilen hükme yönelik davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Diğer temyiz sebepleri yönünden; Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin kıdem tazminatına ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinin kesinlikten REDDİNE, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.