Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9491 E. 2012/3554 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9491
KARAR NO : 2012/3554
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, iş kazası sonucu 02.11.2007 tarihinde ölen işçi …’ın yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 197283,71 TL maddi tazminatın 02/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı eş …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 55107,46 TL maddi tazminatın 02/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı eş … için 30.000,00 TL, davacı … … için 25.000,00 TL, davacı … … için 15.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacılar …için ayrı ayrı 5000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/11/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacıların murisi olan …’ın davalı … İnşaat YapıI Endüstrisi San. ve Tic. A.Ş’de çalışmakta iken 02.11.2007 günü meydana gelen iş kazası sonucunda öldüğü, kazanın meydana gelmesinde işverenin % 80, ölen işçinin % 20 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Hal böyle olunca hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez.Yapılacak iş; davacının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından olay tarihinden günümüze kadar emsal işçinin alabileceği günlük net ücreti her yıl için ayrı ayrı sormak ve hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yukarda açıklanan esaslara göre bilirkişiye zarar hesabı yaptırılarak çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Kabule göre ise;
Mahkemenin, maddi ve manevi tazminat istemli olarak ayrı dava açılabilmesinin mümkün bulunmasına göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarife hükümleri de gözönünde tutularak hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarı ve red edilen manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı avukatlık ücreti hesaplamak gerekirken, toplam tazminat üzerinden avukatlık ücreti hesaplanarak, avukatlık ücretinin noksan belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının estek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.