YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/966
KARAR NO : 2011/1429
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin ve çıkarına borcun iptaline, yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere verilen kararın bozma kararına uygun olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine ;
2- Dava, davacının murisi …’un yaşlılık aylığının, davacının ölüm aylığının iptaline ve yersiz olarak ödenen yaşlılık ve ölüm aylığı nedeniyle borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır
Sigortalının hileli şekilde kazandığı bir yıl sigortalılık süresinin iptal edilmesi halinde dahi sigortalının ölüm tarihi olan 10.09.2007 tarihinde 14 yıldan fazla primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunduğundan, ölüm aylığının bağlanması için yeterli prim ödemesi mevcut olup Dairemizin 24.6.2009 tarihli kararının (1) nolu bendinde davacının ölüm aylığının iptali ile fuzulen ödenen ölüm aylıklarının iadesine yönelik Kurum işleminin iptaline, davacının kesilen ölüm aylığının kesildiği tarih olan 1.10.2007 tarihinden itibaren bağlanmasına ilişkin mahkemece verilen 22.12.2008 tarihli karara yönelik davalı Kurumun temyiz itirazları reddedilerek mahkeme kararının ölüm aylığına ilişkin bölümü bozma kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleşmiş, Dairemiz kararının (2) nolu bendinde ise sigortalı …’un usulsüz prim yüklenmek sureti ile kazandırılan hizmet sonunda kısmi yaşlılık ayılığı bağlandığı, usulsüz yüklenen primli sürenin iptali halinde kısmi yaşlılık aylığı bağlama koşulu olan 5400 gün primi ödenmiş sigortalı gün sayısı bulunmadığından murisin yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işlemi doğru bulunmuş, ancak fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının iadesinden bütün mirasçılar miras payları oranında sorumlu olacaklarından murise fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine konu işlemde mirasçılara miras payları oranında düşen borç miktarı belirlendikten sonra davacı eşin miras payı oranındaki borçtan sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Mahkemece davacı eşin miras hissesine isabet eden fuzulen ödenen yaşlılık aylığı ve birikmiş faiz alacağı miktarı belirlenerek ve ölüm aylığı ile ilgili olarak mahkemece verilen 22.12.2008 tarihli kararın Dairemizce bozma kararı kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.