Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9875 E. 2010/11391 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9875
KARAR NO : 2010/11391
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının sair itirazları yerinde değildir.
2-Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya ait işyerinde çalışırken meslek hastalığına yakalanıp sürekli iş göremez duruma geldiğini bildirerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL maddi tazminatın, birleşen davada ise 3.735,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının manevi zararının tazmini için açtığı Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2007/378 Esas nolu dosyasında görülen davada Zonguldak Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 14.2.2008 tarihli raporda davacının sürekli isgöremezlik oranının %26.2 olarak belirlediği, YSK’dan alınan 5.8.2008 tarihli raporda bu oranın %20 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan 27.2.2009 tarihli raporda davacının %26.2 oranında sürekli iş göremez duruma geldiğinin bildirildiği, davacı tarafından meslek hastalığı nedeniyle manevi tazminat istemi ile açılan Zonguldak 2.İş Mahkemesinin 14/04/2009 gün ve 2007/378 Esas, 2009/136 Karar sayılı ilamı ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 27/02/2009 günlü kararı doğrultusunda davacının % 26;2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği kabul edilerek manevi tazminata hükmedildiği ve Dairemizin 19/01/2010 günlü kararı ile onanarak kesinleştigi, bu davada SGK tarafından YSK’nun 5.8.2008 tarihli raporu esas alınarak davacının meslek hastalığı sonucu %20 oranında sürekli işgöremez duruma geldiğinin kabulüyle 28.9.1972 yılında geçirdiği iş kazası sonucu %4,2 oranında sürekli işgöremez duruma geldiği de gözetilerek iki oran Balthazar formülüne göre birleştirilerek sürekli iş göremezlik oranı %23.36 olarak belirlenip gelir bağlandığı ve SGK’ca davacının %23.36 sürekli işgöremezlik oranı içinde meslek hastalığının %19.31 oranında etkisinin bulunduğu bu orana göre bağlanan gelirin en sona peşin sermaye değerinin 4.5.2010 tarihi itibariyle 6.972.27-TL olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Manevi tazminat davasında belirlenen %26.2 sürekli iş göremezlik oranı o davada taraf olmayan SGK’nu bağlamadığı için davacıya sürekli işgöremezlik aylığı bağlanırken davacının sürekli işgöremezlik oranı kurum sağlık hizmet sunucuları tarafından belirlenen % 19,31 olarak kabul edilmiştir. Davacı Sosyal Sigortalar Kurumu ve işverene karşı açacağı bir tespit davasında sürekli işgöremezlik oranının kurumun kabul ettiği orandan daha fazla olduğunu iddia ve ispat etme hakkına her zaman sahip olmakla birlikte sürekli işgöremezlik aylığına tesir eden maluliyet oranı % 19,31 olduğundan Mahkemece maddi tazminat hesabının bu oran üzerinden yapılması gerekirken maluliyet oranının % 20 kabul edilerek bu oran esas alınıp maddi zarar hesabı yapılarak %19.31 oranına göre bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerinin düşülmek suretiyle karşılanmayan zararın bulunması hatalıdır.
Yapılacak iş; davacıya bağlanan sürekli işgöremezlik aylığına tesir eden % 19,31 maluliyet oranı üzerinden maddi tazminat miktarını hesaplamak ve davacıya bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinin peşin sermaye değerini maddi tazminat miktarından düşerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.