Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9996 E. 2010/9526 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9996
KARAR NO : 2010/9526
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 10.11.1974 olduğunun ve emekli haklarının bu tarihten itibaren başlaması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10.11.1974 olduğunun ve emeklilik haklarının bu tarihten itibaren başladığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10.11.1974 olarak tesbitine,emeklilik haklarının bu tarih itibariyle başladığının belirlenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, …sigorta sicil numaralı, hane no 12,cilt no 171,sayfa no 68, … nüfusuna kayıtlı …oğlu … 1957 doğumlu …ın 10.11.1974 tarihinde 10879 işyeri sicil numaralı … …Tarım Satış Kooperatifi unvanlı işyerinde işe başladığına dair bildirgenin Kuruma verildiği, 27.03.2003 tarihli davadışı işyerine ait işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu ancak bu bildirgedeki sigorta sicil numarasının 200333673 olduğu,Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesinin 18.06.2008 tarihli raporuna göre işe giriş bildirgesinde davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığının tesbit edildiği, davacının … ili … ilçesi …Mah.cilt no 2,hane no,154,BSN 4 te kayıtlı… ve…oğlu … 18.03.1954 doğumlu … olarak kayıtlı olduğu, … İlçe Nüfus Müdürlüğünün yazısına göre 1957 doğumlu …oğlu …’ın kaydına rastlanmadığı, davacının 06.11.1981-06.07.1983 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı anlaşılmaktadır.
Dava, nitelikçe …sigorta sicil no ile hane no 12, cilt no 171, sayfa no 68, … nüfusuna kayıtlı … … 1957 doğumlu Ercan Turgay adına verilen işe giriş bildirgesinin davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir.
Somut olayda, mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.Gerçekten davacının çalıştığı döneme ait dönem bordrolarının Kuruma verilip verilmediği araştırılmamış, bordro tanığı dinlenmemiş, ayrıca komşu işyeri araştırması da yapılmamış davacı ile aynı işyerinde çalışıp çalışmadıkları belli olmayan tanık beyanları ile yetinilerek sonuca gidilmiştir.
Yapılacak iş; 10.11.1974 tarihli işe giriş bildirgesinde yer alan …sigorta sicil numarasının davacıya ait olup olmadığını,sigorta sicil numarasında değişiklik olup olmadığını ve nedenini Kurumdan sormak, davacının nüfusa kayıtlı olduğu yerde zabıta araştırması yaptırılmak suretiyle 10.11.1974 tarihli işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerine sahip davacıdan başka bir kişinin bulunup bulunmadığını araştırmak, işverene ait 1974/4.dönem bordrosunun Kuruma verilip verilmediğini araştırmak, işveren tarafından ibraz edilen dönem bordrosunda yer alan bordro tanıklarının yada işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahiplerinin araştırılıp tesbit edilerek, işe giriş bildirgesinde kayıtlı olan ve işyerinde çalışan kişinin davacı olup olmadığı, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan 129 Nolu … …Tarım Satış Kooperatifine iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.