Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1007 E. 2012/17228 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1007
KARAR NO : 2012/17228
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali, ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve kesilen aylıkların kesildiği tarihteni itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 1956 doğumlu davacı …’in 26.06.2001 tarihinde eşi …’ndan boşandığı ve babası … …’in 27.03.2000 tarihinde ölmesi nedeni ile davacının ölüm aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu ve 01.07.2001 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru tarafından hazırlanan 16.06.2009 gün ve 2009/192 sayılı “Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu” na göre 10.03.2009 tarihinde yapılan fiili denetimde davacı ve eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Yasa’nın 56/son maddesi gereğince davacıya bağlanan ölüm aylığının kesildiği, davacı ile eşinin boşandığı halde fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenmesi için dinlenen tanıklardan birinin davacının yeğeni, diğerinin ise komşusu olduğu ve davacının iddialarını doğrular şekilde beyanda bulundukları ve davacı ve eski eşinin ikamet adreslerinin mernisten ve ilgili muhtarlıklardan ve davacının eski eşinin emekli aylığı alması nedeni ile ilgili banka şubelerinden adres araştırması yapıldığı, ikamet adreslerinin farklı olduğu ancak hangi tarihten itibaren belirtilen adreslerde ikamet edildiğinin tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacının eski eşinin 2008 yılında emekli olduğu anlaşıldığından, yaşlılık aylığı tahsis talep dilekçesinde … tarafından bildirilen ikamet adresinin neresi olduğunun tespiti ile, yaşlılık aylığı aldığı ilgili banka şubesinden … tarafından bildirilen adreslerin hangi döneme ilişkin olup olmadığı, adreslerde güncelleme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise önceki ikamet adresinin tespiti ile zabıta tahkikatı ile belirlenecek komşu işyeri tanıkları dinlenmeli ve toplanan tüm delillere göre bir sonuca varmaktan ibarettir.
Mahkemece bu hususlarda yeteri kadar araştırma yapılmaksızın, ayrıca davacının eşinden boşanmasının hemen akabinde aylık başvurusunda bulunduğu hususu nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.