YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10084
KARAR NO : 2012/16654
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,manevi tazminat davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden,davacının geçirdiği iş kazası neticesinde %50 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığı,15.7.2009 tarihli Makine mühendisi iş güvenlik uzmanı … tarafından düzenlenen kusur raporunda olayın tamamen davalı işveren kusurundan kaynaklandığının belirtildiği,zararlandırıcı olayın dış cephe boya işi sırasında davacının üzerinde çalıştığı iskelenin çelik halatının yerinden kurtulması suretiyle meydana geldiği anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 77. maddesi uyarınca, işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.
Somut olayda, 15.7.2009 günlü bilirkişi raporunda, davalı tarafın %100 kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Ancak, hükme dayanak alınan ve bir bilirkişi tarafından düzenlenen bu raporda, bilirkişi, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz ardı ederek, davacıya kusur atfetmediği anlaşılmıştır. Davacının, 28 yaşında, aklı selim sahibi biri olarak yüksekte iskele üzerinde çalışırken işveren tarafından kendisine verilmese dahi emniyet kemeri kullanmadan çalışması ve bu nedenle olayın meydana gelmesinde az da olsa (ikinci derecede) kusurlu olabileceği hususu dikkate alınmadan rapor hazırlanmıştır. Hal böyle olunca, kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının olduğu iş kolunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine konuyu yeniden İş Kanunu’nun 77. maddesi ve işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddeleri çerçevesinde inceletmek, alınan raporu, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08/10/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.