YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10986
KARAR NO : 2013/3268
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işyerinde 1.4.1987-9.5.2000 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde 1.8.1988-2.10.1988 tarihleri arasında dava dışı Sınırlı Sorumlu … Yapı Kooperatifinden 5 gün, 1.8.1996-30.11.1996 arası … unvanlı işyerinden 35 gün çalışmasının bildirildiği, davacının imza itirazı üzerine yapılan incelemede … unvanlı işyerinden verilen işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait omadığının, diğer imzanın ise davacıya ait olduğunun bildirildiği, bordro tanıkları ile bir kısım davacı tanıklarının davacının şoför olarak çalıştığını ancak bir ara köftecilik ve bir arada lastikçilik yaptığını beyan ettikleri, davacının davalı şirket adına … A.Ş. … Tuz işletmesinden 1989 yılında 373 …, 1990 yılında 891 …, 1991 yılında 801 …, 1992 yılında 76 …, 1996 yılında 21 …, 1997 yılında 25 …, 1998 yılında 1 …, 1999 yılında 12 …, 2000 yılında 195 … taşımacılık yaptığının bildirildiği, 1999-2000 yıllarında davalı şirket adına mazot teslim aldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenmediği gibi Kuruma bildirilen sigortalı çalışmasının da bulunmadığı, davacı ve bordro tanıklarının beyanlarına göre davacının bir ara kendi adına Lastikçili ve bir arada lokantacılık yaptığı ve davalı işyerindeki çalışmasının kesintisiz olmadığı, mahkeme gerekçesinde ve bilirkişi raporunda davacının çalışmasının bildirildiği dava dışı Sınırlı Sorumlu … Yapı kooperetifindeki çalışmasının sona erdiği tarihten sonrası için tespit yapılmasının mümkün olduğu belirtilirken bu tarih hususunda yanılgıya düşülerek “2.10.1988” yerine “2.10.1998” tarihinin esas alınarak eksik bildirilen günlerin hesabının yapıldığı, her ne kadar davacının dava dışı Sınırlı Sorumlu … Yapı kooperetifindeki çalışması nedeniyle önceki döneme ilişkin süre yönünden hak düşürücü süre oluştuğunun kabulü doğru ise de incelemenin bu çalışmanın sona erdiği 2.10.1988 tarihi sonrası için yapılmadığı, tanık beyanlarındaki davacının çalışmasına ara verdiği hususunun tarışılmadığı, çalışmanın da yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının 2.10.1988 tarihinde Sınırlı Sorumlu … Yapı kooperetifine ait işyerindeki çalışmasının sona ermesinden sonra kendi adına lastikçilik ve lokantacılık faaliyeti nedeniyle çalışmasına hangi tarihlerde ara verdiğini kayıtlı tanıkların beyanlarına başvurarak, bağımsız çalışma nedeniyle vergi kaydının, meslek odası kaydının bulunup bulunmadığını araştırarak somutlaştırmak, ara vermesi olmuş ise ara verme öncesi dönem yönünden hak düşürücü süreyi gözetmek, davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığını araştırmak, davacının davalı şirket adına … A.Ş. … Tuz işletmesinden taşımacılık yaptığı tarihlerinde gözetilerek davacının davalı işyerinde geçtiğini iddia ettiği çalışmasını yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.