Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/11149 E. 2013/6269 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11149
KARAR NO : 2013/6269
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 17/10/2005-31/01/2008 tarihleri arasındaki çalışmasının SSK’ya tabi çalışma olarak tespitiyle, kurum sataşmasının giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 17.10.2005 – 31.01.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Yasa kapsamında olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurum görevlilerince davacının çalıştığı … Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şirketine ait işyerinde yapılan denetim sonucu; şirketin kurucu ortaklarından olan davacının, şirkette SSK’lı çalışan olarak gösterilemeyeceğinin, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olması gerektiğinin, bu nedenle de 17.10.2005 – 31.01.2008 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının iptali gerektiğinin bildirildiği, gerçekten de davacının 17.10.2005 tarihinden beri limited şirketin ½ paylı ortağı olduğu, davacı tanıklarının davacının şirketin kuruluşundan beri işyerinde müdür olarak çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Kural olarak; limited şirketi ortakları kendi işini kendisi yapan kimse konumunda olduklarından, şirketteki çalışmaları hizmet akdine değil vekalet akdine dayanmaktadır. Bunun istisnasını, limited şirket ortağının başka işyerlerinde hizmet akdine göre çalışması oluşturur.
506 sayılı Yasa’nın 3/I-K maddesinde; herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların, 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılmayacağı öngörülmüş, ayrıca 1479 sayılı Yasa’nın 24/d maddesinde de davacının ortağı olduğu limited şirketteki çalışmasının kendi nam ve hesabına çalışma olarak değerlendirileceği ve bu itibarla limited şirket ortaklığının ile 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın başlayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının, 17.10.2005 tarihinden itibaren ½ paya sahip olduğu limited şirketin ortağı olduğu anlaşılmakla, söz konusu şirkettin yarısına sahip olan davacının, aynı şirkette 506 sayılı Yasa kapsamında hizmet akdi ile çalışmasının mümkün olmadığı ve yukarıdaki Yasa maddeleri de gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.