YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11713
KARAR NO : 2012/17185
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 5 Mayıs 1987 tarihinde 10 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava sigortalılık başlangıcının 05.10.1987 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir.Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Dosya içeriğinden, davacının davalı … Şengül adına tescilli iş yerinde 05.10.1987 tarihinde işe girdiğini gösterir giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak Kuruma intikal ettirildiği, işyerinin ihtilaflı dönemde yasa kapsamında bulunduğu, işyerine ait 1987/3 dönem bordrosunun kuruma verildiği, İrfan Toptaş ve Ferdan Şener adlı çalışanların Kuruma bildirildiği ancak davacı yönünden bir bildirimin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile ….. İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; Mahkemece davacı tanığı olarak dinlenen … ….. davacının inşaatlarda inşaat işçisi olarak çalıştığını ancak işveren yanında çalışıp çalışmadığını bilmediklerini davalı tanığı olarak dinlenen … ise davalıya ait inşaatı 4.katından itibaren kendisinin yaptığını ilk 3 katın kendisinden önce yapıldığını ancak 4.kattan itibaren davacının çalışmasına şahit olmadığını diğer 3 kat yapılırken çalışıp çalışmadığını bilmediğini belirtmiş; mahkemece davacının fiili çalışma olgusunu somut ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş isede dinlenen tanıklar bordro yada komşu işyeri tanığı değildir.
Bu durumda yapılacak iş, öncelikle 15.4.1987 tarihli işe giriş bildirgesi 15.5.1987 tarihinde 76701 varide numarası ile Kurum kayıtlarına girmesine rağmen bildirge üzerine … yazısının yazıldığı görülmekle bu durumun SGK ‘dan sorularak sebepleri üzerinde durularak işe giriş bildirgesinni iptal edilip edilmediği edilmiş ise sebepleri tespit edilmeli bilahare ;uyuşmazlık konusu döneme ilişkin dönem bordrosunda isimleri yer alan … tanık olarak bilgilerine başvurmalı bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek odası aracılığı ve … marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanları alınmalı ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,11.10 2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.