Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/11964 E. 2012/17350 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11964
KARAR NO : 2012/17350
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : …

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan … Tic A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, temyiz nedenlerine göre, davacı ve davalılardan … Tic A.Ş. vekillerinin yerinde bulunmayan tüm itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara ve davalılardan … Tic A.Ş.’ne yükletilmesine 15/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(M) (M)

KARŞI OY
Borçlar Kanunu’na göre, bir kişinin ölmesi veya cismani zarara uğraması sonucunda, onun yakınlarından (anne, baba, eş, çocuk gibi) birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmektedir. Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde, uğranılan manevi zararın ağırlığı ile zarar görene ve sorumlunun kişisel durumuna ilişkin unsurlar hakimce göz önünde tutulur. Zarar görenin uğradığı zararın objektif ağırlığı, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak en önemli unsurlardandır. Zira, zararın ağırlığının fazla olması, tazminat miktarının daha yüksek olmasını; az olması ise, tazminat miktarının daha düşük olmasını gerektirecektir. Çocuklarını kaybeden anne ya da babadan, biri diğerine oranla çocuğuna daha bağlı olduğu gerekçesiyle daha yüksek oranda tazminat talep edemez. Zira, objektif olarak böyle bir araştırma ya da tespitin yapılması mümkün olmadığı gibi, hukuki nitelik de taşımaz. Manevi zararın objektif ağırlığına etki eden unsurlardan biri de, ölenle tazminat talebinde bulunan yakını arasındaki yakınlığın, bağın derecesidir. Burada kan bağı veya akrabalığın derecesi kadar, bundan bağımsız olarak ele alınacak olan kişisel bağın niteliği de önemlidir. Kişiler arasındaki kan bağı ne olursa olsun, bu kişilerin ilişkilerinin iyi olmaması durumunda, manevi tazminat talebi reddedilebilecektir. Bu şekilde değerlendirildiğinde, ölen işçi annesiyle iyi ilişkiler içinde, buna karşılık babasıyla yıllardır görüşmüyor olabilir. Bu durumda çocuğun ölümünden dolayı manevi tazminat talebinde anne ve baba için farklı miktarların takdir edilmesi mümkündür. Hatta, somut olayın şartlarının gerektirmesi durumunda, birisi için manevi tazminat talebi reddedilebilir de. Talep edilecek manevi zararın dolayısıyla manevi tazminatın belirlenmesinde, ölen işçinin anne babasıyla birlikte yaşayıp yaşamadığı da göz önünde tutulacaktır. Belirtilen durum ve koşullar bakımından anne ve baba arasında bir fark ortaya konulamıyorsa, ölen işçinin anne ve babası için farklı miktarda manevi tazminat miktarı belirlenmesi yasa ve hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Zira, benzer durumların benzer sonuçlara bağlanması, hukukun adalet ve eşitlik ilke ve işlevinin bir gereğidir. Bu nedenle kararda, iş kazası sonucu işçinin yaşamını yitirmesinden dolayı, yukarıda yapılan açıklamalara göre, neden ve koşulları açıklanıp ortaya konulmadan anne ve baba için farklı miktarda tazminat takdirini usul ve yasaya uygun bulmadığımızdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmamaktayız.

Muhalif Üye Muhalif Üye
Dr. … …