Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12280 E. 2013/3691 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12280
KARAR NO : 2013/3691
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/09/2008 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava; davacının 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile … ve … oğlu 1956 Darende doğumlu … … ile Davacı … … ve … oğlu 20.03.1956 Darende doğumlu …’in aynı şahıs olduklarının, davacının 01.09.2008 tarihi itibariyle emekli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının dava dilekçesinde 10.02.1978 tarihinde … Ticaret ve Sanayi Odasına kayıt olduğunu, nüfus kayıtlarında isminin … olmasına rağmen halk arasında … … olarak bilindiğini, bu nedenle oda kayıtlarında da isminin yanlışlıkla … … olarak geçtiğini, ilk … kayıtlarında da adının … … olarak geçtiğini, ancak sonradan hem oda hem de … kayıtlarının … olarak düzeltildiğini, ancak davalı Kurum tarafından tahsis talebine istinaden kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına rağmen oda kayıtlarındaki hata nedeni ile aylığının iptal edildiğini belirttiği, gerçekten de 22.08.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya Kurum tarafından 01.09.2008 tarihinde aylık bağlandığı, ancak oda kayıtlarında isminin … … olarak geçtiğinin tespit edilmesi nedeni ile bağlanan aylığın iptal edildiği, dosyada mevcut Bağ-Kura giriş bildirgesinden; … …’ oda kaydı esas alınarak 10.02.1978 tarihi itibari ile tescil edildiği, bu bildirgedeki kişinin baba adının …, davacının baba adının … … olduğu, davacının doğum tarihinin 20.03.1956, bildirgede belirtilen doğum tarihinin 01.07.1956 olduğu, bildirgedeki kişinin …/Darende/Sakızlı Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu, ancak davacının …/Darende/… köyü nüfusuna kayıtlı olduğu ve davacının cilt/hane numaraları ile bildirgede belirtilen numaraların tutmadığı, nüfus kayıtlarında davacının isim ya da kütük
değişikliği yaptığına dair bilgi bulunmadığı, … Ticaret ve Sanayi Odası tarafından; … adına kayıt olmadığı, ancak bu şahsın halk arasında … … olarak bilindiği belirtilerek … … adına yapılan işlemlere ilişkin evrakların gönderildiği, gönderilen evraklar arasında … … adına “ … Tuhafiye ” isimli işyerinin 10.02.1978 tarihinde tescil olduğuna dair 17.03.1978 tarihli ticaret sicili gazetesi, 21.12.1978, 07.12.1979, 17.12.1980, 31.12.1981 tarihli … … adına verilmiş ticaret sicil tasdiknameleri, … …’in 10.02.1978 tarihinde … Ticaret ve Sanayi Odasına tuhafiyeci olarak kaydolduğuna dair oda sicil kayıt sureti, … …’in 17.12.1985 tarihinde odaya verdiği ve ticareti terk ettiğine dair imzalı dilekçe, 07.12.1977 tarihli … … adına düzenlenen ve bildirgedeki bilgilerle aynı bilgilerin yer aldığı nüfus hüviyet cüzdan sureti mevcut olduğu, … … isimli kişinin 10.02.1978 – 25.12.1985 arası odada kayıtlı olduğu, dosyada mevcut 10.02.1978 tarihli ve “… Noterliğine” başlıklı belgede … … isimli kişinin … Ticaret ve Sanayi Odası ile yapacağı taahhüt ve tasarruflarda kullanacağı imzasını onaylattığı, ancak Adli Tıp Kurumu’na yaptırılan imza incelemesinde bu belgedeki imzanın taklidi kolay nitelikte olduğundan davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, nüfus müdürlüğü tarafından “ … ve …’den olma Darende 1956 doğumlu … … ile … … ve …’den olma Darende 1956 doğumlu … … adındaki kişilere rastlanılmadığının bildirildiği, … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan araştırma sonucu … … isimli bir şahsın olmadığının, davacının isminin … olarak bilindiğinin bildirildiği, davacının talebi üzerine de … Köyü Muhtarının … Köyü nüfusuna kayıtlı … … isimli bir kişinin bulunmadığını, davacının köyde … olarak bilindiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; her ne kadar nüfus, emniyet ve muhtar tarafından gönderilen bilgilerde … … isimli bir kişinin bulunmadığı, davacının … … olarak bilindiği bildirilmişse de; noter, ticaret sicil, oda gibi kuruluşlarda resmi işlemler yapıldığı sırada davacının nüfus cüzdanı veya geçerli başka bir kimlik belgesi olmadan işlem yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, kaldı ki odaya kayıt sırasında verildiği anlaşılan ve oda tarafından gönderilen belgeler arasınında bulunan 07.12.1977 tarihli nüfus hüviyet cüzdan suretinde dahi “… …” isminin geçmesi karşısında davacının söz konusu belgelerde geçen “ … … ” isimli kişi ile aynı kişi olduğu her türlü tereddütten uzak, kesin ve inandırıcı şekilde ortaya konulmadan … şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının kütük değişikliği yapıp yapmadığı ile dosyada mevcut … giriş bildirgesinde … bulunan …/Darende/Sakızlı Köyü hane:3/6, cilt no:9, sayfa no: 58’de nüfusuna kayıtlı, … oğlu, 01.07.1956 doğumlu bir kişi bulunup bulunmadığını nüfus müdürlüğünden sormak, Darende/Sakızlı Köyü’nden de … … isimli bir kişinin bulunup bulunmadığını araştırmak, Sakızlı ve … Köyleri muhtar ve azaları ile oda tarafından gönderilen sicil tasdiknamelerinde ismi bulunan … …’yi tanık olarak dinlemek, … … ve … adına olan vergi kayıtlarının oluşturulması sırasında verilen nüfus cüzdanı fotokopisi gibi belgeleri ilgili vergi dairesi/malmüdürlüğünden isteyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.