YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12445
KARAR NO : 2012/20275
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava , davacının davalı işverene ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 15.037,54 TL maddi tazminat ile 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği raporunda, davaya konu olayda davalı şirketin %70 oranında, davacının ise %30 oranında kusurunun olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında iş güvenliği uzmanlarından alınan raporda davalı şirketin %70 oranında, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Karşıyaka 1. İş Mahkemesi’nde esasa kayıtlı olduğu anlaşılan SGK Başkanlığı tarafından aynı olay nedeniyle davalı işverene karşı açılan Rücuen Tazminat Davasında aynı işgüvenliği uzmanlarının düzenlediği raporda davalı şirketin %50 , davacının da %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, SSYSK’ca verilen raporda davacının davaya konu yaralanması neticesinde %38,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının belirtildiği ve mahkemece davacının %30 oranındaki kusuruna, %38,2 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybına göre hesaplama yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayımızda, mahkemece hükme esas alınan 3 kişilik kusur raporu ile Karşıyaka 1. İş Mahkemesi’nin 2010/395 Esas sayılı dosyasında alınan 3 kişilik kusur raporunu hazırlayan bilirkişilerin aynı olduğu ve iki rapor arasında çelişki olduğu halde mahkemece anılan raporlardaki kusur dağılımları arasındaki çelişki giderilmeden 31/05/2010 tarihli kusur raporu esas alınarak sonuca varılması isabetsiz olmuştur.
Yapılması gereken iş, bu iki rapor arasındaki kusur oranları bakımından oluşan çelişkinin giderilmesi için, yine iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından yeniden rapor almak ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilme ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklana nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.