Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12525 E. 2011/8317 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12525
KARAR NO : 2011/8317
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Eylül 1994-20/10/2004 (15/07/2003-25/05/2004 tarihleri arası hariç) tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Eylül 1994-20.10.2004 tarihleri arasında (15.07.2003-25.05.2004 tarihleri arasındaki süre hariç) kesintisiz geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma eksik bildirilmesi nedeniyle Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 14.06.2001-26.11.2001; 06.06.2002-01.11.2002; 19.02.2003- 05.03.2003 ve 21.06.2004-02.09.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de, varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa’nın Geçici 7. maddesi hükmünde “bu Kanun’un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler.” hükmü ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Anılan maddede, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverene ait inşaat işyerinde mikser şoförü olarak 08.08.1994 – 11.10.1994; 19.04.1995- 20.11.1995; 05.04.1996- 02.09.1998; 14.06.2001-26.11.2001; 06.06.2002- 01.11.2002; 19.02.2003-05.03.2003 ve 21.06.2004 – 02.09.2004 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmi olarak bildirildiği, ayrıca 2000 yılının 3.döneminde 40 gün ve 01.08.2003-18.05.2004 tarihleri arasında da 236 gün dava dışı işyerlerinde çalıştığı, dönem bordrolarının celbedildiği ve mahkemenin tanık beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dinlenen kısmi bordro tanıkları, davacının 1994-2000 yılları, 2001/5.ay ila 2002/12.ay arasında ve 2004/Mart ayı ila 2004/10.ay arasında çalıştığını doğrulamakta iseler de, davacının 2000 yılındaki dava dışı bir işyerinden bildirilen 40 günlük çalışması nedeniyle 08.08.1994-31.12.1999 tarihleri arasında geçen ve hizmet cetvelinde yer alan hizmetlerinin çıkış-giriş tarihleri arasındaki süreler yönünden, 15.04.2005 olan dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Ancak hizmet cetvelinde kısmi olarak bildirildiği görülen 08.08.1994-11.10.1994; 19.04.1995-20.11.1995; 05.04.1996-02.09.1998 tarihleri arasındaki hizmetlerin giriş-çıkış tarihleri arasındaki eksik bildirimler ile 01.01.2000 tarihinden dava dışı başka işyerindeki çalışma tarihi olan 2000 yılının 3.dönemine kadar geçen süre yönünden hak düşürücü süre geçmediğinden, bordro tanıklarının beyanları da dikkate alınarak bu hizmetler hakkında bir karar verilmesi gerekir. Öte yandan dava tarihi itibariyle 01.01.2001-20.10.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden de (davacının hariç tuttuğu 15.07.2003-25.05.2004 tarihleri arasındaki süre ile dava dışı işyerinden bildirilen 01.08.2003-18.05.2004 tarihleri arasındaki 236 gün ve davalı işyerinden kısmi bildirilen çalışmalar hariç) 15.04.2005 olan dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre geçmediğinden bordro tanıklarının anlatımları dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 20/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.