Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/126 E. 2012/16904 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/126
KARAR NO : 2012/16904
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/11/2008 tarihinden itibaren ödenmeyen emekli aylıklarının faiziyle tahsiline, prim borçlarının iptal edilerek ödediği primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 5510 sayılı Yasanın 28. Maddesi gereğince maluliyeti nedeni ile 31.10.2008 tarihli talebine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile fazladan ödediği 920,00 TL primin iadesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 31.10.2008 tarihli talebi sonrasında alınan ekli raporlar gereğince, % 76 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına uğradığının tespiti sonrasında yaşlılık aylığının 01.11.2008 tarihinden itibaren bağlanmasına dair verdiği hüküm doğru ise de ; davacının ilk tahsis talebinden sonra ödediği primlerin iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacıya, Eylül-2009 tarihinde ikinci talebi üzerine 01.10.2009 tarihinden başlatılan ve halen de ödenmeye devam edilen yaşlılık aylığı prim hesabına davacının 01.10.2008 ile 31.09.2009 tarihleri arasındaki süreye esas ödediği 920,00 TL priminin de katıldığı ve primle birlikte yaşlılık aylığı bağlandığı açıktır. Bu durumda ise, davacının yaşlılık aylığında değerlendirilen primin iadesinin yerinde olmadığı, Kurum aktüerya-maaş bağlama hesap işlemlerinde değerlendirilen ödemenin, davacının aleyhine sonuçlar doğuracak şekilde iadesine karar verilmesinin … ilkelerine aykırı olduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.