Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12793 E. 2012/3423 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12793
KARAR NO : 2012/3423
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı … davalılardan … Beton Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacı … davalı … Beton San ve Tic AŞ’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Beton San ve Tic AŞ’den alınarak davacıya ödenmesine, davalı … AŞ’ye karşı açılan davanın ise iş kazasında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davacının, 27.1.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 100 oranında (tam) sürekli iş göremezliğe uğradığı ve başkasının sürekli yardımına muhtaç hale geldiği olayda, davalı işveren % 100 (davalı şirketin çalışanı … …’a ait % 40 kusur ile birlikte) kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 100.000,00 TL manevi tazminatın bir miktar az olduğu ortadadır.
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2.maddesine göre müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek, ret sebebi ayrı olan davalılar yararına ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.
Mahkemece, davalı … AŞ’ye karşı açılan davanın iş kazasında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de davalı şirketin iş kazası esnasında davacının yolcu olarak içinde bulunduğu aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile diğer davalı şirkete kiralaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3.maddesine göre “işleten” sıfatı bulunmadığı için meydana gelen maddi zarardan da sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı … AŞ’ye karşı açılan dava husumet yokluğundan (davalı sıfatı, pasif husumeti) reddedilmiştir. Mahkemece, kararın gerekçesinde davalı şirketin kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de verilen red kararı, taraf olarak gösterilen davalı şirketin bu davada subjektif hakkın istenebileceği taraf olmadığına tespit eden bir karardır. Bu nedenlerle, kusuru bulunması nedeniyle manevi tazminattan kısmen sorumlu tutulan davalı … Beton San ve Tic AŞ yönünden verilen davanın kısmen reddi kararı ile davalı … AŞ yönünden verilen red kararı ayrı sebeplere dayandığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2.maddesine göre her iki şirket için de ayrı ayrı avukatlık ücretinin belirlenmesi gerekirken red sebebinin aynı olduğu düşüncesiyle her iki davalı yararına tek avukatlık ücretinin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı … davalı … Beton San ve Tic AŞ’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.