Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12818 E. 2012/20169 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12818
KARAR NO : 2012/20169
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1994-31/08/2003 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.05.1995 tarihinden 31.8.2003 tarihine kadar 2926 Sayılı Yasa’ya göre Tarım … sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 01.06.1997-31.12.1999 tarihleri arasında Tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
Ancak; prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde tarım … sigortalılığının kesintiyi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 17.4.1995 tarihinde ilk prim kesintisinin yapıldığı, takip eden yıllarda 13.5.1997,25.5.1998,27.5.1999 tarihlerinde de kesintinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 24.6.2011 tarihli celsede talebini daraltarak 1.6.1997-31.12.1999 tarihleri arasında sigortalılığa karar verilmesini istemiştir.Mahkemece prim kesinti tarihi ve talebin daraltılması gözetilerek davacının 1.6.1997-31.12.1999 tarihleri arasında 2926 sayılı yasaya tabi sigortalılığa kara verilmesi doğrudur.Ancak davacı vekili ilk talebini daralttığı ve daraltılan talep doğrultusunda hüküm kurulduğu halde, davacının talebinden kısmen vazgeçmesi nedeniyle davalı Kurum yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK 370/2 .maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerden ötürü hükme son bent olarak “Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1,100 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine “sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA 15/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.