YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12864
KARAR NO : 2012/18480
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin SGK tarafından bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.05.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; … İlçesinde … şebekesi işini yapmakta olan davalı Zeki-İş … San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işçisi olan davacı …’nın malzeme yüklü kamyon üzerine montajlı vinç bomunun üzerinde çalışma alanına giderken, yol güzergahı üzerindeki telefon direğinin üzerine düşmesi sonucu iş kazası geçirdiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 30.2 olduğu, SKK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi tarafından düzenlenen raporda; davalı iş verenin % 20, davacı işçinin % 30, dava dışı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, mahkemece İş Güvenliği Uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden alının kusur raporunda; davacı işçiye KTK’na aykırı bir şekilde kamyon üzerine monteli bomun üzerinde yolculuk etmemesi konusunda eğitim verilmemesi, uyarıda bulunulmaması ve gerekli önlemlerin alınmaması nedenleriyle davalı işverenin % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı işçiye atfedilebilecek kusurun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle, işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, dava dışı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; davalı tarafın itirazlarını da kapsar şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 02/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.