YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12871
KARAR NO : 2012/20170
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, biriken aylıkların yasal faiziyle tahsiline, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi nedeniyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların kesilme tarihinden itibaren faizleri ile birlikte ödenmesine ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacının boşandığı eşi ile aynı avlu içersinde yer alan binanın birinci katında boşandığı eşinin,ayrı bir girişi olan 3.katında ise davacının oturduğu eski eşlerin aynı işyerini birlikte çalıştırmalarına rağmen bu durumun birlikte yaşandığı anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir..
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı 10.12.2002 tarihinde kesinleşen davacıya yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 7.10.2010 tarihli tutanak esas alınarak aylıkların kesildiği yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.9.2002 tarih ve 2002/853 E, 2002/890 K. sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır Davacıya babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır.7.10.2010 tarihli kontrol memuru tutanağında köy muhtarı … ,aza … ile görüşülmüş ve ifadelerinde davacı ve eşinin 1999 yılından bu yana köyde ikamet ettikleri aile birliği anlamında birlikte yaşadıklarını bir süre öncesine kadar davacı ve eski eşi … okulunun köyde lokanta işlettiklerini tarafların ayrıldıkları hususunu kontrol memurunu beyanı üzerine duyduklarını belirtmişlerdir.Tutanak tanıkları mahkeme kanalıyla anılan yeminli ifadelerinde de aynı yönde beyanda bulunarak tutanak içeriğini doğrulamışlardır. 8.12.2010 tarihli zabıta araştırması ile de davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadıklarının tesbit edildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Davacı tutanak aksini kanıtlayamamış olup tanık ifadeleri ve zabıta araştırmasından davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği açıkça ortadadır.Bu durumda davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.