Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13219 E. 2011/8073 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13219
KARAR NO : 2011/8073
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tesbitiyle, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetki yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eşi ile birlikte fiilen yaşamaya devam etmesi nedeniyle babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Yasa’nın 56.maddesine göre kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, aylıkların yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Ankara İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflâs davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 4.9.1968 tarihinde ölen babası … …’dan dolayı ölüm aylığı aldığı, … 3.Aile Mahkemesi’nin 18.6.2004 tarihinde kesinleşen 21.4.2004 gün ve 2004/270-547 E.K. Sayılı kararı ile eşinden boşandığı, Kurum görevlilerince yapılan araştırma sonucunda davacının boşandığı eşiyle fiilen yaşadığının tespit edilmesi üzerine ölüm aylığının 5510 sayılı Yasa’nın 56.maddesine göre kesilmesine … Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigorta Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’nın 3.8.2010 gün ve 231118 sayılı kararı ile davacının almakta olduğu ölüm aylığının 21.10.2008 tarihinden itibaren kesilmesine karar verilerek 5.748,84 TL yersiz ödemenin tahsilinin … SGK İl Müdürlüğü’nden istendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine Sigorta Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı tarafından karar verilmiş ise de davacının ölüm aylığı dosyasının … SGK İl Müdürlüğünde bulunduğu, aylığın kesilmesi ve yersiz ödeme miktarının tahsili işlemlerinin burası tarafından yerine getirilmesi nedeniyle yetkili mahkemenin … İş Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.