Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13462 E. 2013/3162 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13462
KARAR NO : 2013/3162
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/08/2007-23/10/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/08/2007-23/10/2010 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının, 01/08/2007 – 23/10/2010 tarihleri arasında davalı …’na ait iş yerindeki hizmetinin tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işveren tarafından Kuruma hiç bildiriminin yapılmadığı, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrosu ve ücret bordrolarının bulunmadığı, tanık beyanlarının alınmadığı, davalı işverenin 22/11/2010 varide tarihli dilekçesi ile davacının 01/08/2007-23/10/2010 tarihleri arasında çalıştığını Kuruma bildirdiği ve prim borçları için yapılandırma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından süresi dışında verilen belgeler ile ilgili olarak işverenin muhasebe kayıtlarının denetlenmesi gerektiği, teftiş sonucu alınacak rapora göre belgelerin işleme alınacağı, beklemede olan belgelerle ilgili olarak yapılandırma yapıldığı ancak sigortalı adına hizmet işlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ilk olarak davacı ile davalı işveren arasında hizmet akti bulunup bulunmadığını araştırmak, hizmet aktinin unsurları olan iş, bağımlılık, ücret koşulları yönünden hizmet aktinin varlığını tespit etmek, hizmet aktinin varlığının kanıtlanması halinde davacının davalı işyerinde geçtiğini iddia ettiği çalışmasının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, davacıdan, bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak ve var ise mahkemeye sunması için davacıya önel vermek, davalı işverenden bu dönemde ücret ödemesini hangi yöntemle yaptığını sormak, çalışmalarının eylemli olup olmadığını davalı işyerinin defter, kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının ücretinin kim tarafından ve ne şekilde ödendiğini tespit etmek, ayrıca dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihi araştırmak, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının kaza yaptığını söylediği aracın kime ait olduğunu ve aracı kendi adına mı davalı işveren adına mı çalıştırdığını tespit etmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi