Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13644 E. 2012/22897 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13644
KARAR NO : 2012/22897
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacılar murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … ile … İnş ve … ….San ve Tic AŞ. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalılar … ve … İnş. … …. San ve Tic A.Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, … kazası sonucu ölen işçi … … yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davalı … yönünden açılan davanın reddine, davacı …’in maddi tazminat talebinin reddine, 63.711,93 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte … haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e verilmesine, … için 20.000,00 TL, … için 4.000,00 TL ve … için 4.000,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar … İnşaat A.Ş., … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine, karar vermiştir.
İşci … … davalı …’ün ortağı olduğu … İnş. … …. San ve Tic A.Ş ünvanlı şirkete ait hazır beton santralinde çalışmaktayken 27.10.2005 tarihinde geçirdiği … kazası sonucu vefat ettiği, mahkemece kusurun % 50’sinin işveren şirketin, %30’unun üretim müdürü …, % 20’sinin ölen işciye ait olduğu, şirket ortağı …’ün de sorumlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmakta olduğu hazır beton santralinin davalı …’ün ortağı olduğu … İnş. … …. San ve Tic A.Ş ünvanlı şirkete ait olup 506 sayılı Yasa’nın 4/1 maddesine göre “işveren” şirkettir. Davalı … ise şirketin ortağı ve temsilcisi olup davacı ile şirket adına hizmet sözleşmesi imzalayan kişi olarak aynı Yasa’nın 4/2 maddesine göre “işveren vekilidir”.
İşveren vekili “işveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimse” olduğundan doğrudan temsil yetkisinin doğal sonucu olarak, işveren adına yaptığı işlemler nedeniyle işveren vekilinin işçilere karşı özel hukuktan doğan bir hukuki sorumluluğu bulunmamaktadır.
Türk Medeni Yasası’nın 50. maddesinde tüzel kişilerin organlarının hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, organların kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olacakları bildirilmiştir. Tüzel kişilerin borçlarından ötürü organlarının veya temsilcilerinin kişisel kusurları dışında şahsen sorumlu olacaklarına dair bir yasal düzenleme bulunmadığından, işkazası ve meslek hastalığı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, olayın meydana gelmesinde kişisel bir kusuru bulunmayan işveren vekilinin bu sıfatla hukuki sorumluluğuna gidilemez. Bu nedenlerle, zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde kişisel kusuru bulunmayan işveren vekiline yalnız bu sıfatı nedeniyle husumet yöneltilemez.
Somut olayda, mahkemece, 13.11.2009 tarihli kusur raporu hükme esas alınarak davalı …’ün ve … İnş. … …. San ve Tic A.Ş’nin … kazasının meydana gelmesinde ortak ve eşit olarak % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek davalı … hakkında hüküm kurulmuş ise de anılan bilirkişi kurulu kusur raporunda davalının “işveren vekili” sıfatıyla sorumlu tutulmasını gerektiren kişisel kusurunun ne olduğu açıkça belirlenmediği gibi raporda işverenin sorumlu olduğu belirtildikten sonra “işveren vekilinin” işverenin kusurundan ortak ve eşit olarak sorumlu tutulmasını gerektirir yasa maddesi bulunmadığı halde hiçbir gerekçe gösterilmeden birlikte sorumlu tutulmaları da doğru değildir.
… kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, … Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken … Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle işveren vekilinin kişisel kusuru olup olmadığı ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmeden yalnızca “ortak” olması nedeniyle … kazası sonucu davacıda meydana gelen maddi ve manevi zararların giderilmesinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak …, davalı …’ün kişisel kusuru bulunmadığı anlaşılmakla husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek davalı … yönünden davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.