YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13772
KARAR NO : 2012/18952
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı …’ın şirket ortağı, temsilcisi, sahibi, diğer davalı …’ın şirket ortağı ve şantiye sorumlusu olduğu davalılardan … İnşaat Ltd. Şt. bünyesinde … Köyünde şantiyede çalışmakta iken, 26.10.2009 tarihinde iş kazası sonucu ölen …’un eş ve çocuklarının ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, “Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/400 esas ve 2010/754 karar sayılı ilamı ve tüm dosya münderecatının birlikte değerlendirilmesi ile davacılar murisi …’un 26.10.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiği, olayda davacının murisinin % 20 oranında, davalı işverenlik … İnşaat Taah. Ve Tic. LTd. Şti nin ise % 80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, kaza nedeniyle davacının manevi yönden acılar çektiği, olayın oluşu, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine göre davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” karar verilmiştir.
Olay iş kazası olup, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda dava, Limited Şirket ve ortaklarına karşı yöneltilmiştir. Şirket ortağı olan şahısların ancak şahsi kusurları bulunması durumunda sorumluluklarına gidilebilir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişinin raporunda şirket ortağı olan davalıların şahsi kusurları üzerinde yeterli irdeleme yapılmamıştır. Bu durumda Mahkemece olayla ilgili ceza davası açıldığı da dikkate alınarak ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile diğer deliler birlikte değerlendirilerek olay nedeni ile şirket ortağı olan davalıların şahsi sorumluluklarını gerektirecek bir kusurlarının bulunup bulunmadığı hakkında ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine
07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.