Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14432 E. 2012/24417 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14432
KARAR NO : 2012/24417
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,25/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I OY
Dava, … kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde şimdilik 3000.00 TL maddi 11/11/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 37.392.12 TL maddi, 100.000.00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, hükme en yakın tarihte alınan bilirkişi raporuna nazaran davacının talep edebileceği tazminatın 40.787.86 TL olduğu ancak ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktarın 37.392.12 TL olduğu, buna rağmen 12/12/2010 tarihli celsedeki beyanı ile talebini 34.767.48 TL olarak açıkladığı, bu son talebi ile bağlı olduğu kabul edilerek 34.767.48 TL maddi ve 30.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 1086 sayılı HUMK’nun 151/son ve 6100 sayılı HMK’nun 154/4 maddeleri gayet açık ve kamu düzenine ilişkindir.Anılan yasa hükümleri gereğince, ikrar, yemin edası, davanın geri alınması, muvafakat, feragat, kabul gibi hakkın özünü ilgilendiren taraf beyanlarının beyanda bulunana okunması ve mutlaka imzanın alınması zorunludur.Mahkemece esas alınan davacı vekilinin 17/12/2010 tarihli celsede,”fazla hesaplanan miktar düşürülerek 34.767.48 TL yönünden davanın kabulüne karar verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu, ancak bu beyanın okunarak beyanda bulunana imzalatılmadığı görülmektedir.Yukarıda belirtilen emredici yasa hükümleri karşısında bu beyanın davacıyı bağladığından söz edilemez.Bir an aksi düşünülse bile, davacı bu beyanı ile fazlaya ilişkin hakkından vazgeçmiş veya feragat etmiş değildir.Hal böyleyken mahkemece, maddi tazminatın 34.767.48 TL üzerinden kabulüne ve kesin hüküm oluşturacak şekilde fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Temyiz edilen hükmün, bu nedenlerle davacı yararına bozulması düşüncesinde olduğumdan aksi yöndeki Sayın Çoğunluk kararına katılmıyorum.25/12/2012