YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14879
KARAR NO : 2013/3368
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, …….. Deniz Kent Yapı Kooperatifinin yöneticileri olan davacılara kooperatifin ödenmeyen sigorta borçları nedeniyle gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açıldığı 15.09.2009 tarihinde yasal 7 günlük sürenin fazlasıyla geçtiği ve ödeme emirlerinin kesinleştiği anlaşıldığından davacı … yönünden dava konusu edilen 2009/10527, 2009/10528, 2009/10529, numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin davanın reddine, red edilen takipler yönünden alacağın 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi gereğince % 10 zamla tahsiline, Kurum tarafından asıl borçlu olan …….. Deniz Kent Konut Yapı Kooperatifi aleyhine takip talebi ve ödeme emri tanzim edilmeden kooperatifin mal varlığı araştırılmadan 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesi hükmüne aykırı olarak tüzel kişiliğin yasal temsilcilerine takip yapılması sebebiyle davacı … yönünden 2009/10527, 2009/10528, 2009/10529 numaralı ödeme emirlerine ilişkin açılan davanın kabulü ile 2009/10527, 2009/10528, 2009/10529 numaralı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu “üst düzey yönetici” ve “yetkiliden” söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
01.10.2008 de yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 88/20.maddesinde “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” denilmektedir.
Yine, 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35.maddesi; “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” hükmünü getirmiştir.
Somut olayda; davacıların …….. Deniz Kent Yapı Kooperatifinin yöneticileri oldukları, ödeme emirlerinin davacılardan …’ya 10.06.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın süresinde açılmadığı, diğer davacı …’ya ise aynı takip nolu ödeme emirlerinin 09.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın süresinde açıldığı, gönderilen ödeme emirlerinin 2008/5,6,7,8,9,10,11 aylarına ait prim, işsizlik sigorta primi ile damga vergisine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece 506 sayılı Yasa’nın 80.maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 88.maddesi gereği üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları düşünülerek karar verilmesi yerine, davacıların prim borçlarının doğduğu dönemde üst düzey yönetici oldukları gözetilmeksizin 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesi hükmüne göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı …, prim borcunun doğduğu dönemlerde “üst düzey yönetici” ve “yetkili” olduğundan 2008/5,6,7,8,9.aylarına ilişkin prim alacakları için 506 sayılı Yasa’nın 80.maddesi ile 2008/10,11.aylarına ilişkin prim, işsizlik sigorta primi ile damga vergisi alacakları için 5510 sayılı Yasanın 88.maddesi uygulanmalı ve 2008/5,6,7,8,9.aylarına ilişkin prim alacakları dışındaki Kurum alacakları 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesine göre takip edilemeyeceğinden ödeme emrine konu damga vergisi alacağı yönünden 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35.maddesinde yer alan uygulanma koşullarının davacı yönünden oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre, davacı … yararına maktu vekalet ücretine hükolunması yerine nisbi vekalet ücretine hükolunması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.