Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14896 E. 2012/19664 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14896
KARAR NO : 2012/19664
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.150,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.08.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 7 olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, davacı işçinin % 40, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu bulundukları, Kurumca davacıya 6.198,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, bilirkişi hesap raporunda davacının 21.08.2006-28.11.2006 tarihleri arasındaki geçici iş göremezlik dönemine ilişkin zararlarının ve 29.11.2006 tarihinden itibaren PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrü boyunca hesaplanan sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin zararlarının ayrı ayrı kalemler halinde hesaplanması sonucu, davacının müterafik kusuru indirildikten sonra 3.718,80 TL geçici iş göremezlik dönemi zararının bulunduğunun ve Kurumca ödenen 6.189,00 TL ödeneğin tenzili ile bu döneme ilişkin bakiye zararının bulunmadığının tespit edildiği, sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin olarak maluliyet ve müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra 18.155,88 TL karşılanmamış zararının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
İş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremezlik, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 16. ve 89. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu iş göremez duruma düşen sigortalıya sağlık yardımları dışında iş kazasının olduğu ya da meslek hastalığı nedeniyle tedavisinin başladığı tarihten, tedavisinin bitimine kadar, geçici iş göremez duruma düştüğü her gün için 506 sayılı Yasa’nın 89. maddesindeki yöntemle yatarak ya da ayakta tedavi görmesine göre, bir ödenek verilir. Sigortalının iş göremezlik durumunun ödeneğin belirlenmesinde etkisi yoktur. Ancak kusur durumu ve zararın oluşumuna veya artmasına sigortalının katkısına göre %50’ye kadar geçici iş göremezlik ödeneği azaltılabilir.
Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelirin karşılanması, sürekli iş göremezlik halinde ise, iş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle çalışma gücünde meydana gelen eksilme sonucu gelir kaybı ya da yıpranmaya bağlı olarak ortaya çıkan zararın tazmini söz konusudur. Dolayısıyla, sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminatın hesaplanmasında zararın başlangıç tarihinin olay tarihi olarak alınması halinde, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanan maddi zarardan indirilmesi gerektiği açıktır.
Yapılacak iş; maddi tazminat hesabında, geçici iş göremezlik dönemi ve sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin toplam zarar miktarı belirlendikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin toplam zarar miktarından indirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 12/11/2012 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedenine dayalı maddi tazminat davasıdır.
Çoğunluk görüşü geçici işgöremezlik ödeneğinin tümünün zarardan indirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dairemiz; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra süregelen davaları da kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle geçici işgöremezlik ödeneği ve borçlunun gelirlerinin rücu edilebilen kısmının indirilebileceğini 55. Madde gereğince kabul etmiştir. Bu yönü ile geçici işgöremezlik ödeneğinin tamamının zarardan indirilmesi yönündeki bozma gerekçesi isabetsizdir.
Diğer yönüyle; iş kazası sonucu işgöremez duruma düşen davacının zararı geçici işgöremezlik ve sürekli işgöremezlik durumu için ayrı ayrı hesaplanmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıya geçici işgöremezlik dönemi için ödenen ödenek salt bu dönem için ödendiğinden bu dönem için hesaplanan zarardan indirilmelidir. Sürekli işgöremezlik dönemi için yapılan hesaptan düşülmesi isabetsizdir.Zira yapılan ödeme salt geçici işgöremezlik dönemine ilişkindir. Rücu davasında da SGK bu dönemle ilgili olarak kusuru oranında işverene rücu edebilecektir. Tazminat davalarında işverene rücu edilebilecek tutar mükerrer ödemeye yol açmaması nedeniyle Kurum ödemeleri zarardan indirilmektedir.
Davacının gerçekte salt sürekli işgöremezlik dönemi için dava açma olanağı vardır. Bu durumda da, geçici işgöremezlik ödeneğinin düşülmesi söz konusu olmayacaktır.
O halde, bu dava da iki ayrı dönem için talep olanağı dönem için talep olanağı mümkün olduğuna ve ayrı ayrı hesap yapıldığına göre mahkemenin uygulaması yerindedir.
Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, Sayın Çoğunluğun bozma gerekçe ve görüşüne katılmıyorum.