YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15694
KARAR NO : 2012/15269
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle haksız tahsil edilen kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali, ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile cebri icra tehditi altında ödediği 13.664,85 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali iledavacının yersiz ödenen aylıklar nedeni ile ihtirazi kayıtla ödemiş olduğu 13.664,85 TL’nin 27.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 20.05.1964 doğumlu davacı …’in 9.2.2001 tarihinde eşi …..,’ten boşandığı ve İstanbul Belediyesi Darülaceze Müdürlüğünde çalışan ve emekli olan babası….,…….,’in 04.12.1997 tarihinde ölmesi nedeni ile davacının ölüm aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu ve 01.03.2001 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru tarafından hazırlanan 5.5.2010 gün ve HE-125 sayılı “Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu” na göre 21.12.2009 tarihinde yapılan fiili denetimde davacı ve eşinin 26.6.2006 tarihinden itibaren aynı adreste birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Yasa’nın 56/son maddesi gereğince davacıya bağlanan ölüm aylığının kesilerek 1.11.2008-31.5.2009 tarihleri arasında yersiz ödenen 13.664,85 TL ölüm aylığının davacıdan istendiği, davacının 27.12.2010 tarihinde Kuruma tüm borcu ödediği, davacının 24.2.2009 tarihinde Necati Evlek ile tekrar evlendiği, davacı ile eşinin boşandığı halde fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenmesi için dinlenen tanıklardan birinin davacının kızı, diğerinin ise uzaktan akrabası olduğu ve davacının iddialarını doğrular şekilde beyanda bulundukları ve muhtarlıkça düzenlenen ve SSK’ya verilen beyan tutanağından; davacının boşandığı eşi, kızı ve torunu ile birlikte aynı konutta oturduğunun davacı tarafından verilen 26.6.2006 tarihli Kimlik Bildirme belgesinden anlaşıldığını, seçim listesinde karı kocanın ard arda ve aynı adreste kayıtlı olduklarının bildirdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının boşandığı eşi ile en azından 26.6.2006 tarihinden itibaren birlikte yaşadığının muhtarlıkça tutulan beyan tutanağı ve kontrol memuru raporu ile sabitken, yazılı belgelerin aksinin tanık beyanı ile ispatlanmasının mümkün olmadığı hususları dikkate alınmaksızın, sırf tanık beyanına dayalı olarak davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.