YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15988
KARAR NO : 2012/24020
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR :1-… Orman Ürünleri A. Ş.
K A R A R
Yokluğunda verilen kararın, dava dilekçesinin de tebliğ edildiği “…Caddesi No:43/1 Merkez/…” adresinde davalı … Orman Ürünleri …. İnş. Mob. Tur. San. Tic. AŞ’ne tebligat yasasının 35.maddesi gereğince tebliğ edilmek suretiyle dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki anılan davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı görülmektedir.
Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
7201 Sayılı yasanın 35. Maddesindeki düzenlemeye göre; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.”
Öte yandan tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan tebligat tüzüğünün 55 ve 28 maddelerinde uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Buna göre 35.madde gereğince tebligat yapılabilmesi için önce; muhataba daha önce tebligat yapılan yada somut olaydaki gibi ticaret sicilinde yazılı bulunan adrese çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar
Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie, muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda yasanın ve tüzüğün aradığı bu şartların yerine getirilmeden 35.maddeye göre tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten davalı … Orman Ürünleri …. İnş. Mob. Tur. San. Tic. AŞ’nin 26.11.2002 tarihinden itibaren “… Mahallesi …Mevkii … Sokak No:22 …” adresinde faaliyetini sürdürdüğü, dosya içerisindeki Ticaret Sicil Kayıt Sureti ile Sigorta Müfettiş raporundan anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalını dosya kapsamında sicil ve sigorta kayıtlarındaki adresi belli bulunduğu halde, dava dilekçesinin tebliğ olunduğu adreste Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre yokluğunda verilen kararın tebliğinin geçersiz olduğu açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle: yokluğunda verilen kararın, davalı … Orman Ürünleri …. İnş. Mob. Tur. San. Tic. AŞ’ne “… Mahallesi …Mevkii … Sokak No:22 …” adresinde yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.