Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/16052 E. 2012/24021 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16052
KARAR NO : 2012/24021
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacılar, murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı … İdaresinin tüzel kişiliği 6360 sayılı yasanın 1/5 maddesi gereğince sona erdirilmişse de, aynı yasanın 3/2 maddesindeki “Mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılır. Tüzel kişiliği kaldırılan il özel idarelerine 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılır ve yerine getirilir. Söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur” düzenlemesi dikkate alındığında, davalı … yerine geçen kurumun infazda dikkate alınmasının mümkün bulunmasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 11.03.2009 tarihinde meydana gelen trafik … kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Mahkemenin maddi tazminatın reddi ile manevi tazminatın takdirine dair kararı isabetlidir. Ancak maddi tazminat isteminin reddi, yargılama sırasında ortaya çıkan katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan
kaynaklandığı ve davacıların dava açarken bu hususu bilebilmeleri mümkün bulunmadığı halde, maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Hüküm fıkrasının 2/4 bendinde yazılı bulunan “Davalı için davanın reddolunan kısmı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 7.790,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerlerine “Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden 6.160,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, maddi tazminat isteminin reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacıların dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.