YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16145
KARAR NO : 2012/20282
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava meslek hastalığı sonucu % 14,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece 15.480 TL maddi tazminatın, 35.000 TL manevi tazminatın 15.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talbin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 27.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda; meslek hastalığında davalı işverenin % 93.5 oranında kusurlu olduğu, % 6.5 oranında da kaçınılmazlık faktörünün etkili olduğu belirtilmiştir. Meslek hastalığının ve buna yol açan nedenlerin tespiti öncelikle tıbbi bir konu olduğundan bunu belirleyecek bilirkişinin de konunun uzmanı olması zorunludur. Hükme dayanak alınan kusur bilirkişi raporu iş güvenliği uzmanı olduğu belirtilmeyen 2 Maden Yüksek Mühendisi ve 1 Maden Mühendisi tarafından düzenlenmiştir. Oysa olayda sağlıklı bir çözüme ulaşılabilmesi için sigortalıda meslek hastalığının meydana gelmesindeki kusur durumunun; iş güvenliği uzmanı kimya mühendisi, (maden mühendisi ) ve tıp doktoru ile oluşturulacak bir bilirkişi kurulu tarafından düzenlenecek raporla belirlenmesi gereklidir. Öte yandan hükme dayanak alınan raporda İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak ve özellikle işyerinin, davacının çalışmış olduğu ortamların niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, davalı işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi
hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptanılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 27.01.2009 tarihli kusur raporunun konunun uzmanlarından oluşan bir bilirkişi kurulu tarafından düzenlenmediği gibi İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içermediğinden hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş, yukarıda açıklandığı şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin rapor almak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.