YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16188
KARAR NO : 2013/4737
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Yüksek Sağlık Kurulu kararının iptaliyle, malul sayılarak malullük maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1)-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacı, yapılan tedavilere rağmen çalışma gücünün 2/3’ünü yitirdiğini, kurum tarafından yapılan tetkikler neticesinde çalışma gücünü en az 2/3’ünü kaybetmiş durumda malul sayılmadığı gerekçesi ile isteğinin reddedildiğini, ileri sürerek çalışma gücünün 2/3’nü kaybettiğinden malul sayılarak kendisine malullük maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, “Adlı Tıp nezdinde yapılan inceleme sonunda gerek tanzim edilen 3.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16/11/2009 tarihli kararında gerekse Adli Tıp Kurumu Genel Kurul kararına göre davacının maluliyet oranı E cetveline göre %71 olduğu, böylece çalışma gücünün 506 sayılı yasada belirtilen 2/3 oranında kaybetme durumunun mevcut olduğu halen yürürlükte bulunan 5510 Sayılı Yasanın hükümleri çerçevesinde % 60 iş gücü kaybının da mevcut bulunduğu, ilk sigortalılığının 1995 yılında başlayıp böylece tahsis talep tarihi olan 15/03/2007 tarihinde beş yıllık sigortalılık süresini doldurduğu ve yine pirim ödeme gün sayısı bakımından tahsise esas bilgiler dökümünde toplam pirim ödeme gün sayısının 2940 gün olması sebebiyle 1800 gün pirim ödeme şartının da tahsis talep tarihinde dolduğu , gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmiş olduğundan malul sayılarak 15/03/2007 tahsis talep tarihini takip eden 01/04/2007 aybaşı tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, “ karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık maluliyet aylığının başlangıcı noktasında çıkmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 56. maddesi olup, ilgili hüküm “ ..malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine , kendisinin … isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi … isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlar..”
şeklindeki düzenleme ile maluliyet aylığının başlangıç tarihinin ne zaman başlayacağı belirtilmiştir. Buna göre malul sayılmasına ilişkin raporun tarihi istek tarihinden sonra ise maluliyet aylığının bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlayacağı açıklanmıştır..
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya maluliyet aylığı bağlanması şartının oluştuğu anlaşılmakta ise de, gerek Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporundan, gerekse Adli Tıp Genel Kurul raporundan davacının hangi tarih itibari ile malul sayılacağı hususunda bir belirleme bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Genel kurulundan davacının hangi tarih itibari ile malul sayılması gerektiği hususunda ayrıntılı rapor alınarak, maluliyet aylığının başlangıcı hususunda sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.