YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16335
KARAR NO : 2012/23607
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacılar murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan …vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Davalılardan … A.Ş’nin kusurunun ve işveren sıfatının bulunmadığından bahisle davanın reddi ile yazılı tazminatların diğer davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıda ki nedenler ile isabetli değildir.
1-Kural olarak … kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davasının işveren veya kusurlu üçüncü kişilere yöneltilmesi gerekir. Bundan başka, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçiler uğradıkları zarardan dolayı asıl işverene davalarını yönetmeleri mümkün olup, bu sorumluluk yasadan kaynaklanır. 1475 Sayılı Yasa’nın 1/son (4857 Sayılı Yasa’da 2/6) ile 506 Sayılı Yasa’nın 87/2. maddeleri gereğince aracıdan söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konan bir … olması ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerini oluşturan bir işin, alt işverene devredilmesi gerekir.
Somut olayda davalı … A.Ş’ye ait parselde yapılacak olan fabrika ve idari bina inşaatına ait kaba inşaat işi davalılar arasında yapılan sözleşme ile davalı Uz … Müh.Ltd. Şti’ye verilmiştir. Sözleşme içeriğinden de anlaşılacağı üzere asıl işveren konumunda olan … A.Ş kendisine ait olan inşaat işyerinde inşaat işinin bir bölümünü sözleşme ile davalı Ltd. Şt’ye devretmiştir. İşin sadece kaba inşaat işlerine ait olup işin denetim ve gözetimin dahi … tarafından belirlendiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin işin tamamına yönelik anahtar teslimi bir sözleşme olmadığı olay tarihinde, asıl işveren olan … A.Ş’ye ait inşaatın kaba inşaat yapımında kalıp işinde taşeron Ltd. Şti’ adına çalışan davacının iskeleden düşmek sonucu yaralandığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı … A.Ş’ nin üst işveren (asıl işveren) olduğunu ve olaydaki kusurunu belirten kusur raporu alınmaksızın hükmedilen tazminatlardan diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekirken, hukuki değerlendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının … kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde … kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde … kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, … kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin … kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın … kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık … Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise … kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda … kazası tespiti yapılmakla birlikte davacı annenin gelir bağlama isteminin Kurumca kabul edilmediği açıktır.
Yapılacak …; davacı anneye … kazası ölüm geliri bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine “… kazası ölüm geliri bağlanması” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici mesele yaparak çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
Kabule göre de;
2-Davacıların murisi Yasin Keskinbalta’nın 19.02.2001 tarihinde geçirdiği … kazası sonucu yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne -baba yararına hükmedilen 35.000.00’er-TL manevi tazminat ile davacı beş kardeş yönünden hükmedilen 7.500.00’er-TL manevi tazminatların fazla takdir edilmesi de kabul şekli ile doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, Tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.