Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/16538 E. 2013/4349 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16538
KARAR NO : 2013/4349
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı-karşı davalı, kurum işleminin iptaliyle, borcu bulunmadığına, davalı-karşı davacı yersiz olarak ödenen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin davacı-karşı davalı’nın davasının kabulüne, davalı-karşı davacının davasının reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı Karşı Davalı, emeklilik talebinin kabul edilerek kendisine maaş bağlandığını, davacının prim /askerlik borçlanması ödemelerinin hileli işlemlerle ödenmiş gibi gösterilerek emekli olmasının sağlandığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun emekliliğini iptal ederek yersiz ödenen maaşların iadesini talep ettiğini belirterek,Kurumun yersiz ödeme talep işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ,emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile maaş ödemesinin devamına karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece,Davacı-Karşı Davalının davasının kabulüne,emekli aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, Karşı davacı SGK Başkanlığı tarafından açılan rücu alacağı davasının reddine, Karşı davacı SGK Başkanlığı tarafından … yönünden açılan rücu davasının bu dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine, bu dava yönünden Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/180 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden SGK nun 07.01.2011 tarihli yazısı ile başka sigortalının prim hesabından -askerlik hesabından çıkartılmış olan ödeme,usulsüz olarak hesaba aktarılmış olduğundan ve aktarılan usulsüz ödeme gerçek ödemeyi yapan sigortalının hesabına mal edildiğinden aylık talep tarihinde borçlu olduğu ve aylığın iptali ile yersiz ödemenin talep edildiğinin davacıya bildirildiği görülmektedir. SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının raporunun davacı ile ilgili 73. maddesinde davacının 26.6. 1992 de askerlik borçlanma talebinin bulunduğu (3.132.984 TL) ve 16.6.1994 tarihinde borcun ödendiği,11.10.1995 tarihi itibariyle prim ödemeleri listesinde görülen prim borcunun12.10.1995 te ödendiği ve 13.10.1995 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, davacının prim hesabına 2.10.1995 tarihinde hayali olduğu belli olan 3.300.000 TL lik giriş işlemi yapıldığı belirtilmektedir.
Kurum personelleri olan şüpheliler …, … ve …’a kurum sigortalılarının prim ödemesi ve askerlik borçlanması ödemesi şeklinde haricen elden vermiş oldukları paraları şüphelilerin kurum hesabına yatırmayarak zimmetlerine geçirdikleri ve bu zimmetin açığa çıkmaması amacıyla kendilerine verilen şifreler ile daha önceden işlem yapılmış olan bazı Kurum sigortalılarının prim ödemelerine ilişkin makbuz bilgilerini kendilerine haricen para ödemesinde bulunan sigortalıların bilgisayarda olan işlem menüsünden ödendi gösterdikleri ve davacının da içinde olduğu 84 kişi lehine hesaba geçirilmek üzere prim ödemesi olarak verilen parayı sigortalı hesabına yatırmak yerine zimmetlerine geçirdikleri,bu durumun ortaya çıkmasına engel olmak için hayali arşiv numarası vererek parayı yatırılmış gibi işlem yaptıkları savıyla iddianame düzenlendiği ve halen Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı hakkında açılmış bir ceza davası yok ise de, Kurum elemanı … hakkında açılan ceza davası sonucu, bu olayı doğrudan ilgilendirecek durumdadır. Davalı Kurum, davacının hiçbir zaman prim ödemesi yapmadığını, ödemeye ilişkin makbuz ibraz edemediğini savunduğuna göre, mahkemece ceza davası sonucunun beklenmesi, gerektiğinde ceza dosyasındaki tüm deliller ile bu dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı-karşı davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.