YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16545
KARAR NO : 2013/4380
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Sosyal Güvenlik Destek priminin kesilmesi, gecikme cezasının alınmaması gerektiğinin tespitiyle, yapılan kesintilerin iadesine veya prim aslına mahsup edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 01/03/1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olan davacının emekli maaşından 01/10/1999-01/01/2010 dönemine ilişkin olarak kesilen birikmiş ….G.D.P. nin kesilmemesi veya gecikme cezasının alınmaması gerektiğinin tespiti ile maaşından yapılan kesintilerin müvekkiline iadesine veya pirim aslına mahsup edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 30/04/2008-01/01/2010 süresine ilişkin sosyal güvenlik destek prim aslı ve gecikme zammı yönünden davanın reddine, 30/04/2008 tarihinden öncesine ilişkin dönem yönünden davanın kabulüne, davacının 01/10/1999-30/04/2008 dönemine ilişkin sosyal güvenlik destek pirimi alacağı ve gecikme zammından sorumlu olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 25/02/1993 tarihli tahsis talebine istinaden 01/03/1993 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının esnaf sicil kaydının 22/08/2000 tarihinde, oda kaydının 05/03/2010 tarihinde ve vergi kaydının 10/12/2009 tarihinde son bulduğu, Kurum tarafından 08/03/2010 tarihinde davacının emekli maaşından SGDP kesilmediğinin fark edilmesi üzerine 01/10/1999-01/01/2010 süresi için tahakkuk yapılarak 3.805,74 TL ana para ve 5.605,33 TL faizi olmak üzere birikmiş Sosyal Güvenlik Destek Primi için Nisan 2010 ayından itibaren emekli maaşından kesinti yapılmaya başlanıldığı anlaşılmaktadır.
Mülga 1479 sayılı yasının ek 20. maddesinde “Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
Birinci fıkra hükmüne göre aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerekenlerden, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlar ise çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma … bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma … bildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi, gecikmeli bildirimde bulunulan veya Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53 üncü maddeye göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Birikmiş sosyal güvenlik destek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halinde aylıklardan yapılacak kesintiler aylık tutarının % 25’ini geçemez.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
30/04/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacıdan 01/10/1999-01/01/2010 dönemine ait birikmiş Sosyal Güvenlik Destek Priminin tahsili talep edilmekte olup 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde yer alan düzenleme kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıların prim borcuna ilişkindir. Bu maddede yer alan hükümler Sosyal Güvenlik Destek Primleri için geçerli değildir. Bu nedenle, davacı 1479 sayılı yasanın ek 20. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Destek Priminden sorumludur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle davacının 1479 sayılı yasanın ek 20. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Destek Priminden sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak davanın reddi gerekirken … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.