Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1759 E. 2012/19639 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1759
KARAR NO : 2012/19639
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2003-2006 yılları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının 2003-2006 tarihleri arasında davalı …’na ait işyerinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; kısa kararda “ davacının davasının 31.08.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 01.03.2003 tarihinden 04.07.2008 tarihine kadar farklı zaman dilimlerinde çalıştığının tespitine ” denilmek suretiyle hüküm tesis edilmişse de gerekçeli kararda; bilirkişi raporunda maddi hata sonucu 04.07.2008 tarihine kadar tespit yapıldığı, oysa ki davacının talebinin 01.02.2006 tarihine kadar olduğu belirtilerek “ davacının 01.03.2003 – 01.02.2006 tarihleri arasındaki sürede ” çalıştığının tespitine karar verildiği, bu itibarla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmıştır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa ki 16.09.2010 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda konuyla ilgili 10.4.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine 12/11/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.