YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1883
KARAR NO : 2012/21164
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borca ve fer’ilerine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %40’tan az olmamak üzere İcra İnkar tazminatının kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı geçirdiği iş kazası sonucu ek dava ile almadığı maddi tazminata ilişkin alacağının genel haciz yoluyla tahsili için başlattığı icra takibine, borçlunun yaptığı itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlu’nun itirazının kısmen iptali ile takibin 9.411,00 TL asıl alacak ve 15.103,15 TL işlemiş faiz olarak devamına, takip tarihi olan 31/05/2007 tarihinden itibaren % 9’u geçmemek üzere değişebilir oranlı yasal faiz yürütülmesine, asıl alacak miktarı olan 9.411,00 TL nin % 40’ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekilince temiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt vebelgelerden davacının, davalı hakkında Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/43 Esas sayılı dosyasıyla iş kazasından kaynaklanan maluliyeti nedeniyle tazminat davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 28.669,96 TL zarardan 18.667,53 TL peşin değerin tenzil edilip, iş göremezlik tazminatının 9.992,43 TL olarak belirlendiği, ancak taleple bağlılık ilkeleri gereğince 580,47 TL iş göremezlik tazminatı ile 123,53 TL ücret kaybı olmak üzere 704,00 TL maddi tazminat ve 2.000,00 TL manevi tazminata 22/05/2000 tarihinden işleyecek yasal faizi ile hükmedildiği, temyiz incelemesi sonucu verilen kararın onandığı, Söke İcra Müdürlüğü’nün 2007/2261 Esas sayılı dosyası ile mahkeme ilamının icraya konulduğu, 15/06/2007 tarihinde borcun ödendiği, davacının mahkeme ilamına dayanarak bilirkişi raporuna göre Söke İcra Müdürlüğü’nün 2007/2260 Esas sayılı dosyası ile ( 9.992,43-580,47:) 9.411,00 TL bakiye iş göremezlik tazminatı ve 26.096,83 TL faiz istemiyle takipte bulunduğu, davalı tarafın takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının 2007/2260 sayılı icra dosyasıyla talep ettiği bakiye 9.411,00 TL için daha önce dava açıp talepte bulunmadığından bu tazminatın bilirkişi tarafından yeniden hesaplandığı, kesinleşen tazminat davası dosyasına göre davacının olayda % 30 karşıt kusurunun bulunduğu, 14/01/2000 tarihindeki iş kazasında % 20.2 oranında iş göremezliğe uğradığı, SGK davacıya bağladığı gelirin 19/01/2010 tarihine kadar geçerli olan peşin sermaye değerini 24.657,07 TL olarak bildirdiğinden bu meblağın hesaplanan tazminattan indirildiği anlaşılmaktadır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belirlenebilir olması gerekir.Gerçekten bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan İİK’nun 67/b maddesinde göre itirazın iptali davalarında alacağın belli ve bilinebilir (likit) olması durumunda istek halinde yerleşmiş Yargıtay kararları doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte ise de icra takibine konu alacağın iş kazası sonucu uğranılan sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, bu tür tazminat istemleri Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine yöneliktir. Başka bir anlatımla, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerindeki artışlar saptanmak suretiyle, belirlenen bu miktarın yeniden hesaplanan hak sahiplerinin maddi zararından indirilmesi gerekir. Hal böyle olunca da alacağın likit olmadığı ancak hesaplama sonucu ve mahkeme kararı ile belirleneceğinden icra inkar tazminatına da hükmedilmemesi gerektiği de ortadadır. İcra takibi başladığında belirlenebilir bir alacak da söz konusu olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK.’nın geçici 3. maddesi delaletiyle H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 2. bendinin silinerek yerine “ Davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.