Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1907 E. 2012/18320 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1907
KARAR NO : 2012/18320
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle 01/07/2002 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının maluliyet aylığı talebini reddeden Kurum işleminin iptali ile davacıya 01.07.2002 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması ve aylıklarının ödeme tarihleri itibariyle yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 07.10.2003 tarihli yazısında davacının malul durumda sayılmış ise de işyerine maluliyetini gerektiren arıza ile girdiğinden sigorta yardımlarından yararlanamayacağının belirtildiği,SSYSK’nun 31.10.2006 tarihli kararı uyarınca 506 sy m53 uyarınca maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağına karar verildiği, ATK 3. İhtisas Kurulu’nun 04.03.2009 tarihli kararında,davacının beden çalışma gücünün 2/3 ünü kaybettiği, maluliyet başlangıcının Ege Üniversitesinin 10.12.1997 tarihli epikrizi olduğu, E cetveline göre %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, davacının ilk defa 15.08.1994 tarihinde Emekli Sandığına, 01.09.1997 tarihinde ise 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan ve tahsis talep tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 53.maddesinde sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalıların bu hastalık veya arızaları nedeni ile malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacakları bildirilmiştir.
Öte yandan 5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu
raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, sigortalıdaki maluliyetin başlangıç tarihi yönünden SSYSK raporu ile ATK 3.İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişki giderilmeden, davacıdaki bu rahatsızlığın sigortalı olduğu 15.08.1994 tarihinde 2/3 oranında maluliyeti gerektirir ağırlıkta olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde davacıdaki maluliyetin başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkiyi gidermek ve sigortalının çalışma gücü kaybı oranını ve hangi tarihten itibaren 2/3 oranında malul olduğunu sigortalı olarak ilk defa işe girdiği 15.08.1994 tarihinde 2/3 maluliyeti bulunup bulunmadığını tespit etmek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.