YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1995
KARAR NO : 2012/19641
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1988 yılının 1. ve 3, dönemi ile 1989 yılının 2. döneminde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 506 sayılı Yasa kapsamında 1988 yılının 1. ve 3. dönemi ile 1989 yılının 2. döneminde geçen ve Kurum’a eksik bildirilen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın 5510 sayılı Yasanın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasanın Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, somut uyuşmazlığın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79. maddesidir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzel kişi işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır.
Medeni haklardan istifade ( hak ) ehliyeti bulunan her tüzel kişi taraf ehliyetine de sahiptir. Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Dava devam ederken tüzel kişiliğin son bulması halinde davaya devam edilmesine imkan yoktur. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu re’sen göz önünde bulundurması zorunludur.
Somut olayda; davalı … Sanayi ve Ticaret AŞ.’ye davacının dava dilekçesinde bildirdiği adrese tebligat çıkarılmış, ancak tebligat yapılamamış, bunun üzerine Tarsus Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne adresin tespiti için yazılan yazıya ise böyle bir şirketin bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir. Mahkemece jandarma vasıtasıyla davalı şirket ve adresi araştırılmış, bu araştırma da neticesiz kalmıştır. Davacı da davalı şirketin kapandığını beyan etmiş, ancak davalı şirketin dönem bordrolarında belirtilen adresine tebligat çıkarılmadığı, gerekçeli kararın ise TK 35. maddeye göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davalı Kurum’dan davalı şirketin işyeri dosyasını getirtmek, şirketin tasfiye edilip edilmediğini araştırmak, şirket tasfiye edilmiş ise davacıya ihya için süre vererek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.