Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/207 E. 2011/1801 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/207
KARAR NO : 2011/1801
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/06/1995-31/12/2005 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/06/1995 – 31/12/2005 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasanın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasanın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un işbu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasanın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Kuruma sigortalı tescilinin bulunmadığı, davacının tütün ürünü teslim etmesi nedeniyle 22/05/1995, 23/05/1996, 17/04/1997, 26/05/1998, 05/08/1999, 11/04/2002, 01/05/2003, 01/04/2004, 01/03/2005 tarihlerinde ürün bedelinden prim kesintisinin yapıldığı, 21/04/2009 tarihinden itibaren Acıpayam Ziraat Odası kaydının bulunduğu, 2000 ve 2001 yıllarında prim kesintisinin bulunmadığı gibi 2926 sayılı Yasanın 10.maddesine göre davacının zirai faaliyetini kanıtlayan zirai kaydının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece prim kesintisinin bulunduğu 01/06/1995–31/12/1999 ve 01/05/2002-31/12/2005 tarihleri arasında davacının tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru ise de zirai faaliyetini kanıtlayan zirai kaydının ve prim kesintisinin bulunmadığı 01/01/2000-30/04/2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacının 01/06/1995–31/12/1999 ve 01/05/2002-31/12/2005 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine,
2-Davalı kurum harçtan bağışık olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 15,60 TL başvuru ile 15,60 TL maktu karar ve ilam harcından oluşan toplam 31,20 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul nedeniyle 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen ret nedeniyle 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5- Davacı tarafından yapılan 119,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre takdiren 95,00 TL ‘lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 01/03/2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.