Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2162 E. 2012/11845 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2162
KARAR NO : 2012/11845
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının 26.05.2005 tarihinde meslek hastalığının tespit edilerek kontrol kaydı ile % 40,00 oranında sürekli iş göremezliğin tespit edildiği, 12.02.2009 günlü kontrolü sonunda sürekli iş göremezlik oranının azalarak % 25,00’e düştüğü ve kontrol kaydının kaldırıldığı, davacının davalı işyerinden önce meslek hastalığına yol açabilecek şekilde dava dışı bir başka işyerinde de çalışmalarının bulunduğu ve dava dışı bu işyerine de hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda kusur verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık dayanışmalı sorumluluğa ilişkindir.
Gerçekten, davacıda tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle, 29.08.2010 günlü kusur bilirkişi raporunda, çalışma ortamları ve sürelerine göre davalı şirketin %73,90 oranında, dava dışı diğer işyerinin % 26,10 oranında kusurlu bulundukları belirtilmiş ve bu rapor kusur raporunun hükme dayanak alındığı, görülmektedir.
Öte yandan, meslek hastalığının değişik işyerinde çalışma sonucu oluşması durumunda, davalıların sorumluluğunun dayanışmalı sorumluluk esaslarına göre değil davalıların kusur oranlarına göre çözümleneceği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. (Yargıtay HGK 21.05.1997 gün 10-181-446, 21.HD 20.10.2009 gün 6853-13199) Hal böyle olunca meslek hastalığının farklı işyerlerindeki çalışmalar sonucu ortaya çıktığı durumlarda müterafik illiyetin bulunduğu ve müterafik illiyetin bulunduğu durumlarda müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceği göz ardı edilerek, Davacının müteselsil sorumluluğa dayalı dava açtığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Kabul ve uygulama açısından da davacıda tespit edilen meslek hastalığının kaçınılmaz nedenle meydana gelen bölümünün tamamından işverenin sorumlu tutulması suretiyle tazminatın belirlenmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle müterafik illiyetin bulunduğu durumlarda müteselsil sorumluktan söz edilemeyeceği ve kaçınılmazlık nedeniyle ortaya çıkan sorumluluğun hakkaniyet ölçüsünde paylaştırılması gerektiği göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 21/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.