YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2206
KARAR NO : 2012/19071
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 5510 sayılı Kanun’un 56/2. fıkrası uyarınca kesilen şehit olan oğlundan dolayı aldığı aylığının kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 237.maddesinde “Kaziyei muhkeme, ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteberdir.Kaziyei muhkeme, mevcuttur denilebilmek için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır.”denilmek suretiyle kesin hükmün şartları sayılmıştır.Buna göre eski dava ile yeni davanın konusunun,dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması halinde davanın konusu daha önce kesin hükme bağlanmış olduğundan yeni bir dava açılamaz,açılırsa bu dava dinlenmez, kesin hüküm nedeniyle reddedilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 12.11.2009 tarihinde, şehit oğlundan dolayı bağlanan aylığının durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik açtığı davada, dava tarihi itibariyle davacıya bağlanan bir maaş olmadığı, dava devam ederken davacıya ölen oğlundan dolayı şehit maaşı bağlandığının anlaşılması üzerine davacının davadan feragat ettiği, bunun üzerine Bartın 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 16.03.2010 tarih 2009/1262 Esas,2010/208 Karar sayılı ilamı ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği,kararın temyiz edilmeksizin 25.03.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu davada ise davacı bu kez Kurumun şehit olan oğlundan dolayı kendisine şehit maaşı bağlamasından sonra boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesi üzerine Kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması istemiyle dava açmıştır.Hal böyle olunca davacının feragat nedeniyle reddine karar verilen ve kesinleşen davasında henüz Kurum tarafından yapılmış bir aylık kesme işlemi olmayıp, bu dava ise kesinleşen davadan sonraki Kurumun aylık kesme işlemine karşı açıldığından her iki davanın sebebi farklı olup kesin hükümden söz edilemez.Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan davanın, yasal dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenlemede aylığı kesilecek olan kişiler sınırlı olarak sayılmış ve bu kişilerin eş ve çocuklar olduğu bildirilmiştir.Somut olayda ise kendisine maaş bağlanan davacı sınırlı olarak sayılan kişilerden birisi olmayıp sigortalının annesidir.Bu durumda davacı 5510 sayılı Yasa’nın 56.maddesinin ikinci fıkrasının kapsamı dışında olup Kurumun aylık kesme işlemi yerinde olmadığından davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.