Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2316 E. 2012/21040 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2316
KARAR NO : 2012/21040
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/09/1987-20/04/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının davalıya ait işyerinde 01.09.1987 – 20.04.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 01.09.1987 – 31.01.2009 tarihleri arasında mevsimlik olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; şile bezi atölyesi olarak üretim yapan davalı işyeri tarafından davacı adına düzenlenen 01.09.1987, 01.08.1992 ve 01.11.2007 tarihli işe giriş bildirgeleri bulunduğu, davacının 01.09.1987 – 31.08.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının kısmen davalı Kurum’a bildirildiği, davalı işyerine ait dönem bordrolarının bir kısmında isimleri bulunan davacı tanıklarının; davacının makineci olarak parça başı ücret ile çalıştığını, çalışmalara bazı aylar ara verildiğini beyan ettikleri, yine bordroların bir kısmında isimleri bulunan davalı tanıklarının da çalışmanın aralıklı olduğunu beyan ettikleri, ancak bordrolarda ismi bulunan tanık …’nin sipariş olduğunda Aralık veya Şubat aylarında da eşofman dikildiğini, kendisinin çalışma olduğunda yaz-kış kalite kontrolleri yaptığını beyan ettiği, davacın Kurum’a bildirilen hizmetleri içerisinde kış aylarında bildirilen hizmetlerin de bulunduğu, bilirkişinin ise çalışmaların her yıl Nisan ayından Ağustos ayı ortalarına kadar yılda 135 gün olduğunu kabul ederek davacının Kurum’a bildirilmeyen çalışmalarının 2505 gün olduğunu hesapladığı ve mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Davanın 5510 sayılı Yasanın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasanın Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, somut uyuşmazlığın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79. maddesidir.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; tanıkların bir kısmı çalışmalara kış aylarında ara verildiğini beyan ederken bazı tanıklar kış aylarında da çalışma olduğunu beyan etmişlerdir. Keza, davacının Kurum’a bildirilen çalışmaları arasında kış aylarında bildirilen çalışmalar olduğu da açıktır. Bu itibarla, davalıya ait işyerindeki çalışmanın mevsimlik olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davalıya ait işyerinin mi yoksa işçilerin mi mevsimlik olduğunun tespiti amacı ile; SGK ilgili il müdürlüğünden ya da gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ya da muhtarlık marifetiyle giriş bildirgesinin verildiği iş yerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek ayrıca dönem bordrolarında isimleri bulunan başkaca tanıklar tespit edilip dinlenilerek iş yerindeki çalışmaya ara verilip verilmediğini, verilmişse davacının hangi dönemlerde ara verdiğini etraflı şekilde sormak, ayrıca keşif yaparak işyerinin durumunu tespit etmek, davalı Kurum’dan davalı işyerinde yapılan tüm kontrollere ilişkin tutanak ve raporları getirtmek, talep edilen döneme ait davalı işyerinin … ve su faturalarını ilgili kurumlardan isteyerek yaz ve kış aylarındaki tüketim miktarlarını karşılaştırmak, tüm bu deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek işyerindeki çalışmanın mahiyeti hakkında sonuca gitmekten ibarettir.
Kabule göre de; davacı çalışmalarının kesintisiz olduğunun tespitini talep ettiği halde çalışmanın mevsimlik olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile karar verilmiş olmasına rağmen davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının ve davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalılardan … mirasçıları’na iadesine 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.