Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2409 E. 2012/18321 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2409
KARAR NO : 2012/18321
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, emeklilik başvurusunun kabulüne, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının maluliyet aylığı talebini reddeden Kurum işleminin iptali ile davacıya başvuru tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması ve aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacıya 01.05.2010 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 20.05.2008 tarihli yazısından davacının ilk maluliyet talebinin Kurumun 08.01.2001 tarihli kararı ile çalıma gücünün 2/3 ünü kaybetmediği gerekçesiyle reddedildiği, yine aynı yazıdan son olarak Kurumun 17.10.2007 tarihli kararı ile aynı gerekçeyle davacının maluliyet aylığı talebinin reddedildiği, SSYSK’nun 25.06.2010 tarihli kararı uyarınca, sigortalının çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmiş olduğundan malul sayılmasına, maluliyet başlangıcının İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinin 07.04.2010 tarihli rapor tarihi olduğuna karar verildiği, bunun üzerine yargılama devam ederken davacıya 31.08.2010 tarihinde 01.05.2010 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan ve tahsis talep tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 53.maddesinde sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalıların bu hastalık veya arızaları nedeni ile malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacakları bildirilmiştir.
Öte yandan 5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davacının talebi ilk tahsis talebinden itibaren malullük aylığı bağlanması olduğundan mahkemece davacının itirazına değer verilerek ilk tahsis talebinin hangi tarihte yapıldığı tespit edilip, bu tarih itibariyle malul olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; yukarıda açıklandığı şekilde davacının Kuruma yaptığı ilk tahsis talebini tespit etmek ve bu tarih itibariyle sigortalının çalışma gücü kaybı oranını ve hangi tarihten itibaren 2/3 oranında malul olduğunu, sigortalı olarak ilk defa işe girdiği tarihte 2/3 maluliyeti bulunup bulunmadığını tespit etmek için Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan giderek ATK Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.