Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2482 E. 2011/7862 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2482
KARAR NO : 2011/7862
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, işkazası sonucu 28.3.2006 tarihinde yaralanan ve epilepsi hastalığına yakalanan işçi …’ın eşi ve çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı eş için 20.000,00 TL, çocuklardan … ve … için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın 28.6.2003 kaza tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talep ile kaza tarihinden sonra 31.8.2007 tarihinde doğan çocuklardan …’ın manevi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmiştir.
Davacıların yakını olan …’ ın davalı … … Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’ de çalışmakta iken 28.3.2006 günü meydana gelen iş kazası sonucunda yaralandığı, % 62 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, yargı denetiminden geçmek suretiyle kesinleşen bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde işverenin % 70, yaralanan …’ ın % 30 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. …./…
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına hükmolunan 20.000,00 TL manevi tazminat ile davacı çocuklar … ve … yararına ayrı ayrı hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu ortadadır.
O halde davalı … … Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’ nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.